Tek pürüzsüz destek İngiltere’den…

Türkiye’nin üyeliği, 25 üye ülkenin 21’i tarafından destekleniyor. Fakat Avrupa kamuoyları, hükümetlere göre daha temkinli olduğundan; bu destek kamuoyu yoklamalarına yansımıyor.

Avrupa’nın Türkiye algısını belirleyen en önemli etkenler, coğrafi konumu, tarihi, kalabalık Müslüman nüfusu ve büyük ekonomisi.

Türkiye, dışarıdan, özellikle de Avrupa’dan nasıl görüldüğünü 200 yıllık batılılaşma süreci boyunca hep merak etti. Hayatın birçok alanında Batılı olduğunu ve öyle de görüldüğünü düşündü. Ama şimdi, Türkiye’nin AB’ye girişi için son aşamaya, müzakere sürecine karar verme noktasına gelindi ve görünüşteki uyumdan ziyade yapısal bir uyum olup olmadığı önem kazandı. 

Özellikle kimi ülkelerde Türkiye’nin AB’ye girişine referandumla karar verilmesi eğiliminin belirmesi, bu yapısal uyumu ve Avrupa halklarının Türkiye’yi nasıl algıladığını daha da önemli hale getirdi.
      
TAVIRLAR ÇELİŞİYOR

Avrupa ülkelerinin tavırları değiştiği gibi, tek tek ülkeler içindeki siyasi partilerin, hatta iktidardaki koalisyon ortaklarının tavırları da çoğu kez çelişiyor. İşin içine halkların ne düşündüğü girince tablo daha da karmaşıklaşıyor. Çünkü halklar genel olarak daha olumsuz bakıyor.

AB’nin 25 üyesinden 21’inde Türkiye’nin AB üyeliği yöneticiler tarafından destekleniyor.

İNGİLİZLER DESTEKLİYOR

Tony Blair’ın İşçi Partisi hükümeti de, muhalefetteki muhafazakarlar da Türkiye’nin üyeliğini destekliyor. Bu konuda bir kamuoyu yoklaması olmamasına rağmen İngiliz halkının genel olarak Türkiye’nin üyeliğine karşı olmadığı kanısı hakim.
      
FRANSA REFERANDUM DİYOR

Yarı başkanlık sistemiyle yönetilen ve anayasaya göre dış politikada tek yetkilinin cumhurbaşkanı olduğu Fransa’da, Cumhurbaşkanı Jacques Chirac, Türkiye’nin AB üyeliğini ısrarlı bir şekilde destekliyor. Fakat, başta kendi partisi olmak üzere sağ partilerin neredeyse müzakerelere hiç başlanmaması yönündeki baskıları üzerine, son aşamaya gelindiğinde referanduma gidileceğini açıkladı. Chirac’ın partisi Halk Hareketi birliği yöneticileri de, Türkiye’nin AB üyeliği’ne karşı.

Sağ muhalefet “imtiyazlı ortaklık”la yetinilmesini savunuyor. Sosyalistler ise Türkiye’nin müzakerelere başlamasını savunuyor. AB fikrine zaten kuşkulu bakan aşırı sağcılar ise Türkiye’li bir Avrupa’ya kesinlikle karşı. 

 Halkın büyük çoğunluğu da Türkiye’nin AB üyeliğini desteklemiyor. Eylül sonunda yapılan kamuoyu yoklamalarına göre, Türkiye’nin üyeliğini destekleyenlerin oranı yüzde 36, karşı olanlarınki ise yüzde 56.
      
ALMANYA DA İKİYE BÖLÜNDÜ

Almanya’da iktidardaki Sosyal Demokrat-Yeşiller koalisyonu Türkiye’nin üyeliğini destekliyor. Ama Sosyal Demokrat Parti içinde bile buna karşı çıkanlar olduğu biliniyor. Ana muhalefet Hıristiyan Birlik Partileri’nin çoğunluğu da Türkiye’nin üyeliğine kesin bir şekilde karşı. Onlar da imtiyazlı bir ortaklıkla yetinilmesi gerektiğini düşünüyor.

Eylül sonunda yapılan kamuoyu yoklamalarına göre, halkın yüzde 55’i orta ve uzun vadede Türkiye’nin üyeliğini destekliyor, yüzde 41’i ise karşı.
       
İTALYA’DA VATİKAN UNSURU

İtalya’da Başbakan Silvio Berlusconi ve partisi Forza İtalya, Türkiye’nin Avrupa’daki en sıkı taraftarı. Fakat, koalisyon ortağı Kuzey Ligi Türkiye’nin üyeliğine karşı.

Avrupa’nın Hıristiyan köklerine vurgu yapan Vatikan da Türkiye’yi istemiyor.

Sol muhalefet ise müzakerelere başlanmasından yana. Son kamuoyu yoklamalarına göre, halkın yüzde 48’i Türkiye’nin üyeliğini destekliyor, yüzde 30’u ise karşı çıkıyor.
      
HOLLANDA HALKI KARARSIZ

AB dönem başkanı Hollanda’da merkez sağ koalisyon da, muhalefet de Türkiye’nin üyeliğinden yana. Liberaller ise Türkiye’nin 2016 veya 2017’de birliğe katılması hakkında referandum istiyor.

Eylülde yapılan kamuoyu yoklamalarına göre Türkiye’nin üyeliğini destekleyenlerin oranı yüzde 21, karşı çıkanların oranı yüzde 41, umursamayacağını söyleyenlerin oranı ise yüzde 30.
      
AVUSTURYA EN BÜYÜK MUHALEFET

Avusturya, Türkiye’nin üyeliğine en büyük muhalefeti gösteren ülke. Sadece Aşırı Sağ Özgürlükçü Parti’nin eski ama hala etkili lideri Jörg Haider Türkiye’nin üyeliğini destekliyor. Başbakan Wolfgang Schussel müzakerelerin başlamasına evet demeye niyetli, ama sonucunun mutlaka tam üyelikle bitmesinin şimdiden karara bağlanmasını önlemeye çalışıyor.

Koalisyon ortağı Özgürlükçü Parti, Schussel’i müzakereleri desteklemesi durumunda hükümetten çekilmekle tehdit ediyor. Sosyalistler de Türkiye’nin üyeliğine karşı. Sadece Yeşiller Partisi’nden olumlu sinyal geliyor.

Halkın tavrı da bu olumsuz havaya uygun. Eylülde yapılan anketlere göre Türkiye’nin üyeliğine karşı olanların oranı yüzde 76, destekleyenlerin oranı ise yüzde 20. Halkın yüzde 68’i Türkiye’nin önümüzdeki 20 yılda üyeliğe uygun olabileceğine inanmıyor.
      
İSPANYA VE PORTEKİZ UYUMLU

Komşu Yunanistan’da iktidardaki Yeni Demokrasi Partisi de, muhalefetteki sosyalist parti Pasok da Türkiye’nin AB’ye üyeliğini kuvvetle destekliyor.

İspanya ve Portekiz de, Türkiye konusunda genel olarak ılımlı.

Danimarka’da Başbakan Anders Fog Rasmussen, muhalefetteyken, Türkiye’nin üyeliğine karşıydı. Şimdi, gönülsüz de olsa destekliyor. Fakat gerek koalisyon ortakları, gerekse halk ve ana mualefet partisi, Rasmussen’in bu tavır değişikliğini eleştiriyor.
      
TÜRK NÜFUSU DEZAVANTAJ

AB’ye yeni katılan ülkelerde, Macaristan dışında, Türkiye’nin AB üyeliğine karşı ciddi bir muhalefet yok. Litvanya’da halkın üçte biri Türkiye’nin AB üyeliğine sıcak bakmıyor.

AB Konseyi’nin verilerine göre, Türkiye’nin üyeliğine karşı çıkılan ülkeler, Türklerin yoğun olduğu ülkeler.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

16 − 1 =