Tenezzül

PAYLAŞ

Geçmişe sahip çıkmak bizim geçmişimiz, bizim için hafızamız değerindedir. Öyle ki insanların hataya düşmemesini sağlayan hususların başında geçmişi bilmekle olur.
Geçmişini idrakle bilmek bizi birçok hatadan korur.
Geçmişimizle geleceğimiz arasında bağ vardır. Büyüdüğünüz ortamlar, konuşulan konular sizi geleceğe hazırlamalar.
Ne geçmişi inkâr etmeli, nede gelecekle yetinilmeli. Her ikisi de gerekir bizlere. Geçmişi inkârsız yaşamalıyız.
Gelecekle ilgili de düşüncelerimizi hayali olarak düşünmek yetmez. Önemli konulardan biri de başında insanların geçmişinden almış olduğu terbiyeyi kaybetmemesi.
Aldığımız terbiyenin aksini yaparsak, annelerimizin çektiği emeklere yazık ederiz, birçok insan bu hataya düşüyor.
Annelerimiz geçmişte bize besmeleyle yemek yemeyi öğrettiler. Topluma hayırlı birey olarak ve de iyi insan olarak yetişmemiz için okullarda okuttular.
Davranışlarımız geçmişimizde alınan terbiyenin dışına çıkarsa Allah razı olmaz. Özellikle alınan terbiyenin uygun bulmadığı hiçbir harekete olumlu bakmamalıyız.
Annemin bana öğrettiği en önemli konuların başında şu gelmektedir: Başkasının hakkına tenezzül etmemek.
İyi ki bu hususta bana öğüt vermiş annem. Bu yüzden anneme çok rahmet diliyorum. Başkasının hakkına göz dikmemek yeter mi?
Göz dikmenin ötesinde ki, durumları da anlatırdı.
Başkalarının emeklerine saygısızlıkta bulunmak insaniyete sığmaz derdi. O yüzden hiç hakkım olmayan hususlar da hak iddia etmedim.
İnandığım Hazreti Muhammed ‘de hangi şartta olursa olsun, kimsenin hakkına el uzatmamış. Uzatanları da azarlamıştır.
Geçmişte kaldı bunlar diyor bazıları. O annen zamanındaymış. O peygamber devrindeymiş diyorlar. İnsan olarak aynıyız.
Benim bildiğim kimse kimsenin hakkına tenezzül etmemeli, geçmişte de böyledir bu, gelecekte de.
Mekke ‘de zor şartlar altında, Medine ‘de ki hayatta da inanmış olduğum Hazreti Muhammed’ in hayatında kimsenin hakkına talip olduğunu görmedim.
Geçmişte de olmuştur olumsuzluklar. Bilgi çağında olmakla övündüğümüz çağda bile, hayatta olumsuzluklardan kurtulamıyoruz.
Keyfilik olmamalı hayatta. Norm olarak uygulanmalı. Geleceği hazırlamak geçmişe sahip çıkmakla olur. Ahlaki değerler hangi asırda olursak olalım aynıdır.
Dünyanın neresine giderseniz gidin canını acıttığınız kişi size teşekkür etmez. Kime kötülük yaparsanız size minnettarım demez.
İnsani olarak gelecek nesilden beklentilerimizi önce kendi hayatımızda uygulamalıyız. Kendi hayatımızdan sorumluyuz bizler.
Yaptıklarımız insanların hayrına değilse ve yaptıklarımız da kötülük varsa mutlaka cezasını çekeriz. Gelecek nesle hayırlı, olumlu, güzel örnekler bırakmalıyız.
Geçmişten ders almasını bilerek, geleceğimizi hazırlamalıyız. Yoksa okumakla, anne ve babanın öğretmesiyle olmuyor.
Önce benim yaptığımın toplumda faydası var mı diye sormalı insanlar?
Menfaat durumunda değer yargısında öğrendiğini uyguluyorsa insan, geçmişine sahip çıkmış demektir.

CEVAP VER