TMMOB İKK: İş Cinayetlerinde Asıl Sorumlular Yargıdan Kaçırılıyor

TMMOB İKK: İş Cinayetlerinde Asıl Sorumlular Yargıdan Kaçırılıyor

0
PAYLAŞ

TMMOB İSTANBUL İL KOORDİNASYON KURULU – Kamuoyunda, yaşanan iş cinayetinin sorumlularının iş veren konumunda bulunan Torunlar GYO, Torunlar Yapı, Torunlar Gıda ve projenin büyük ortağı TOKİ’nin olduğunun bilinmesine karşın iki yılı aşan sürenin sonunda mahkeme gerçek suçluları hala tespit edememiştir.

İstanbul Mecidiyeköy’deki Torun Center rezidans inşaatında işçileri taşıyan asansörün 32. kattan yere çakılması sonucu 10 işçinin hayatını kaybettiği Torunlar Faciasının yarın görülecek dava duruşması öncesinde bilirkişi raporuna ilişkin, TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu tarafından basın toplantısı gerçekleştirildi.

26 Aralık 2016 Pazartesi günü MMO İstanbul Şube binasından gerçekleştirilen basın toplantısında, dava avukatlarından Av. Muhammed Taner Avşar, MMO İstanbul Şube YK Başkan Vekili Zafer Güzey yer alırken, açıklama metnini TMMOB İKK Sekreteri Cevahir Efe Akçelik okudu:

İŞ CİNAYETLERİNDE ASIL SORUMLULAR

6 Eylül 2014 tarihinde akşam saatlerinde İstanbul Mecidiyeköy’de eski Ali Sami Yen Stadı arsasında devam eden Torun Center rezidans inşaatında işçileri taşıyan asansör 32. kattan yere çakılarak, 10 işçimiz yaşamını kaybetmiştir. TMMOB İstanbul İKK olarak, öncelikle iş cinayetinde yaşamını kaybedenlerin ailelerinin ve yakınlarının acısını paylaşıyor, sorumluların yargılanması mücadelelerinde daima yanlarında olacağımızı bir kez daha tekrar ediyoruz.

Mecidiyeköy’de eski Ali Sami Yen Stadı arsasında devam eden Torun Center rezidans inşaatında 310 numaralı asansörün krameyer dişliden çıkarak 32 kattan düşmesi ile sonuçlanan iş cinayetini incelediğimizde, yaşamını yitiren 10 işçinin içinde bulunduğu 310 numaralı asansörün kat seviye ayarlarını kontrol edip otomatik olarak durmasını sağlayan switchlerin iptal edilerek tek kontrol asansör içinde bulunan acil stop butonuna bırakılmıştır.

Kamuoyunda, yaşanan iş cinayetinin sorumlularının iş veren konumunda bulunan Torunlar GYO, Torunlar Yapı, Torunlar Gıda ve projenin büyük ortağı TOKİ’nin olduğunun bilinmesine karşın iki yılı aşan sürenin sonunda mahkeme gerçek suçluları hala tespit edememiştir.

Şantiye alanında, 09.04.2014 tarihinde üniversite hazırlık parasını biriktirmek için çalışırken 14. Kattan, vinç sepetinin düşmesi sonucunda Erdoğan POLAT’ın yaşamını yitirmesi, şantiye sahasında çıkan yangın ve firma içi yazışmalardan tespit edilen asansörün B1 den B4 katına kadar düşmesi gibi kazalar yaşanmıştır. Şantiye sahasında 12 kişinin asansör eğitimi olması gerekirken sadece 3 kişinin asansör eğitimi bulunduğu da tespit edilmiştir.

Ayrıca İş Güvenliği Uzmanı Emre ÖZ’ün 08.08.2014 tarihinde onaylı tespit öneri defterine “Personel ve yük asansörleri tüm bloklarda switch arızası yaşadığı gözlemlenmiştir. Kapıların açık konumda dahi çalıştığı gözlemlenmiştir. Kat kalibrasyonlarının uygun olmadığı durması gereken kat döşemesinin yaklaşık 15 cm üstünde veya altında durduğu tespit edilmiştir. Bu hususların giderilmesi için gereğinin yapılması, ayrıca son Çalışma ve Sosyal Güvenliği Bakanlığı denetimlerinde de belirtilen asansörler ile ilgili yapılan iyileştirme çalışmalarının daimi kontrolü yetkililerce sağlanmalıdır” uyarısı bulunmaktadır. Ancak ne yaşanan iş cinayetleri ve ramak kalalar nede iş güvenliği uzmanının uyarısı Torunlar GYO, Torunlar Yapı, Torunlar Gıda firmalarının gerekli güvenlik önlemlerini almalarını sağlamamıştır.

6331 sayılı İş Sağlığı Ve Güvenliği kanunu madde 10’a göre işveren risk analizini yapmak/yaptırmak ile sorumludur. Ancak her iki bilirkişi incelemesinde ne Torunlar GYO, Torunlar Yapı, Torunlar Gıda nede NCA firması risk analizi kayıtlarını sunmamıştır. Risk analizi ve eğitim zorunluluğunu yerine getirmeyen Torunlar GYO, Torunlar Yapı, Torunlar Gıda, NCA firmaları şantiyede gerçekleşecek her türlü iş cinayetinin birinci dereceden sorumlusudur.

Mahkeme sürecinin gerçek suçluları tespit etmekten uzak olmasının yanı sıra bilirkişi heyeti raporları ile de sorumlular yargı sürecinden kaçırılmaya çalışılmaktadır. 18.10.2016 tarihli ikinci bilirkişi raporunda “raporumuzda, kazanın meydana gelmesindeki asıl nedene sebebiyet veren kişi ve/veya kişilerin tespit edilememesinden dolayı heyetimiz tarafından ASLİ KUSURLU TESPİTİ yapılamamıştır” denmektedir. Ancak 23.09.2014 tarihli ilk bilirkişi raporunda ayrıntılı bir şekilde belirtildiği üzere “Geda Majör, Torunlar GYO, Torunlar Yapı, Torunlar Gıda firmalarının ASLİ KUSURLU” olduğu belirtilmiştir. Ancak ilk bilirkişi raporunda tespit edilen ayrıntılı bir şekilde belirtilen ASLİ KUSURLULAR ikinci bilirkişi raporunda anlaşılamaz bir şekilde tespit edilememiştir.

İş cinayetinde yitirdiğimiz emekçilerin ailelerin ve yakınlarının asıl suçluların yargılanması konusunda ne kadar zorlu bir süreç yaşadıklarını biliyoruz. Yargı sürecinin tutarsız bilirkişi raporları ile daha da karmaşık hale gelmektedir. Yargı sürecinde yaşanan tutarsızlıkların ve haksızlıkların takipçisi olacağız.

Biz diyoruz ki, iş cinayeti – meslek hastalığı emekçilerin kaderi, fıtratı değildir. Yapılması gerekenleri Israrla, inatla tekrar belirtiyoruz, emekçiler ölmeye mahkûm değildir, emekçilerin iş kazalarında ölmeleri kader değildir. İş kazalarının/cinayetlerinin önlenebilmesi için:

Yanlış politikalardan vazgeçilmeli, politika-mevzuat-uygulamalar, konunun tarafı olan sendikalar, üniversiteler, TMMOB, TTB ile birlikte kamusal bir çerçevede belirlenmeli ve uygulamaların denetiminde bu kuruluşlara da görev verilmelidir.

Ulusal İş Sağlığı Güvenliği Konseyi’ndeki temsiliyet “kamu” ağırlıklı olmaktan çıkartılmalı, sendika, demokratik kitle örgütü, meslek örgütü ağırlıklı hale getirilmeli, Konseyin aldığı kararların uygulanması zorunlu hale getirilmelidir.

İş Ekipmanlarının periyodik kontrolleri artırılmalı ve kamusal denetim ivedilikle benimsenmelidir.

İşyerlerinde işçi sağlığı ve iş güvenliğinin sağlanması yalnızca iş güvenliği uzmanlarının çalışmaları ile sağlanamaz, konunun bilimsel açıdan bütün taraflarının ekip çalışması ile mümkün olur. Bunun yanında iş güvenliği uzmanlarına ilişkin son 10 yılda en az 10 kez değişikliğe uğrayan mevzuat yap-boz alanı olmaktan çıkarılmalı, işçi sağlığı ve iş güvenliğine ilişkin kararlar, uygulama ve denetim mekanizması, yukarıda saydığımız kurum ve kuruluşların katılımı ile oluşturulacak kurul tarafından kamusal denetim olarak yerine getirilmelidir.

İşyerlerinde oluşturulan, İş Sağlığı ve Güvenliği Kurullarında temsiliyet işçi ağırlıklı hale getirilmelidir.

İşyeri denetimleri daha sık yapılmalı, denetimlerde maden, inşaat, metal sektörlerine ağırlık verilmelidir.

Eksikleri bulunan işyerlerine verilmesi gereken cezalar derhal uygulanmalı, kesinlikle ertelenmemelidir.
Örgütlenmenin önündeki engeller kaldırılmalıdır.
İşçi sağlığı ve iş güvenliği kapsamındaki işçi eğitimleri formalite olmaktan çıkarılmalıdır.

Torunlar GYO’ nunda yargılandığı ve yarın (27.12.2016) görülecek olan duruşmada sorumluların yargılanması için tüm yetkilileri görevlerinin gereğini yerine getirmeye çağırıyoruz.

Ayrıca bugün (26.12.2016), 13 Mayıs 2014 te meydan gelen ve 301 canımızı yitirdiğimiz SOMA Maden Faciasının Çağlayan Adliyesi İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmekte olan davasında SOMA KÖMÜR A.Ş. nin en büyük ortağı Alp GÜRKAN’ın yargı önünde hesap verecektir. 301 canımızın sorumlularının yargılandığı davanın da takipçisi olacağımızı buradan kamuoyu ile paylaşıyoruz.

İş cinayetlerine kurban edilen tüm emekçilerimizi bir kez daha saygı ile anıyoruz. Değerli kamuoyumuza saygı ile duyurulur.

BİR CEVAP BIRAK