“Türk tarafı tuzak kurdu”

Stefanu, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın, “yoğunlaştırılmış müzakerelerde Kıbrıs Rum tarafının geri adım atmasıyla daha fazla uzlaşı noktası sağlandığı, ancak bunların açıklanmadığı” şeklindeki söyleminin gerçekleri yansıtmadığı iddiasını yineledi.

Stefanu, ayrıca, BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon’un Talat’la Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda bir araya gelmesinin, Kıbrıs Türk tarafının kurduğu tuzak sonucu gerçekleştiğini ileri sürdü.

Güney’de yayınlanan Filelefheros gazetesine verdiği röportajında, Stefanu, yoğunlaştırılmış müzakerelerde elde edilen uzlaşı noktalarının, Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas’ın Rum Ulusal Konsey üyelerine açıkladığı kadar olduğunu savundu ve Talat’a açıklamalarında daha dikkatli olması çağrısında bulundu.

BM Genel Sekreteri Ban’ın Talat’la Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda görüşmesinin, Kıbrıs Türk tarafının kurduğu bir tuzak, yarattığı bir oyun sonucunda gerçekleştiğini öne süren Stefanu, bu olayın müzakerelerin devamı için gerekli olan güvenilirlik ve inanılırlığın temellerine bomba koyduğunu savundu.

Stefanu, Ban’ın Talat’la bu şekilde görüşmesinin Kıbrıs Türk tarafı için bumerang etkisi yarattığını iddia etti ve en büyük sorumluluğun Kıbrıs Türk tarafına ait olmasına karşın, BM yetkililerinin de bu olaydan sorumlu olduklarını öne sürdü.
Buna karşın Kıbrıs Rum tarafının tepkisinin ardından BM’den hemen açıklama geldiğini, önemli olanın da bu olduğunu ifade eden Stefanu, Ban’ın Kıbrıs ziyareti ve ardından Güvenlik Konseyi’ni bilgilendirmesi göz önüne alındığında, genel sonucun olumlu olarak nitelendirilebileceğini belirtti.

“ÇÖZÜMDEN UZAĞIZ”

Kıbrıs Rum tarafının tezleriyle Kıbrıs Türk tarafının tezlerinin birbirlerine ne kadar yakında bulunduklarının sorulması üzerine ise Stefanu; “çözüme uzak olduğumuzu söyleyebilirim” yanıtını verdi.

Çözüm işleyebilirliğini büyük oranda belirleyecek olan Yönetim başlığında uzlaşı noktalarının bulunduğunu, bunun önemli olduğunu ifade eden Stefanu, yönetim başlığında taviz vermesi gereken tarafın sadece Kıbrıs Rum tarafı olduğu görüşüne katılmadığını söyledi.

Stefanu, bunun ötesinde, çok az uzlaşı noktası olan ya da hiç bulunmayan diğer başlıkların mevcut olduğunu belirtti ve Kıbrıs sorununun diğer başlıklarının müzakere edilmediği yönündeki eleştirilerin gerçekleri yansıtmadığını ifade etti.
Stefanu, ilk tur müzakerelerde, Kıbrıs Türk tarafının, ayrı çalışma grubu kurulmasını kabul etmediği TC kökenli vatandaşlar konusu da dahil olmak üzere tüm konuların görüşüldüğünü, bunların arasında garantiler, güvenlik ve az da olsa toprak konusunun da yer aldığını vurguladı.

Kıbrıs Rum tarafının dönüşümlü başkanlık ve TC kökenli vatandaşlar gibi önerilerinin ilk kez Hristofyas tarafından sunulmadığını, bunların daha önce de görüşüldüklerini belirten Stefanu şöyle konuştu:

“Dönüşümlü başkanlık için sunduğumuz bütünlüklü öneriyi 1960 Anayasasının zayıflıklarını aşan olumlu bir öneri olarak görüyoruz. Kıbrıs Devleti iki toplumludur ve bunu 1960’ta onaylamıştık. Kıbrıslı Türklerin hakları, başkan yardımcısı ve veto hakkı vardı. Ayrı seçiliyorlardı. Bizim önerimiz Kıbrıslı Rumların oyunu Kıbrıslı Türk başkan yardımcısının seçilmesine de genişletiyor ve vetoyu kaldırıyor. Fonksiyonel ve mantıklı bir öneridir”.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.