Türkiye Sol’u Partisi’ni Arıyor!

Türkiye Sol’u Partisi’ni Arıyor!

0
PAYLAŞ

“Çok demokrat” geçinen İsviçre’nin minareler konusunda “Afganistan’daki Talibanlar’dan” farksız bir “kafa yapısı” sergilediği ve de bunun aslında sadece bir “uyarı” olarak algılanması gerçeğinin kafamıza “dank ettiği” şu günlerde hem TC Başmüzakerecisi Egemen Bağıs hem de Avrupa Parlamentosu milletvekili Daniel Cohn.Bendit sanki sözleşmişcesine yeryüzündeki zengin Müslümanlara “Paranızı İsviçre Bankalarından Çekin” çağrısı yaptılar. Sonuna kadar haklılar. Zengin Müslümanlar’dan yaşayan bir ülke İsviçre. Hem turizmde hem de banka sektöründe Araplar olmazsa İsviçre Ekonomisi’de dubaivari bir kriz yaşayabilir. Nerede ama Araplarda o “yürek”!
Aslında İsviçre’deki bu tarz bir referandumu “çok demokratik” diye “satanları” test etmek mümkün. Türkiye’de şimdi “idam cezası yeniden uygulansın” diye bir referandum yapılsa ve popülist bir şekilde “Öcalan” adı da bu işe propaganda amacıyla karıştırılsa sonucu tahmin etmeye gerek olmazdı! O zaman İsviçre’de bir takım politikacılar büyük bir ihtimalle Türkiye’de halkın böyle bir referandum için yeterince olgun olmadığı suçlamasını yaparlardı. İsviçre Halkı da Afganistan’daki Taliban’ların “kilise çanları” hakkında yapılacak bir referanduma katılabileceği kadar olgunmuş! Avrupa’nın göbeğinde iyi ki AB üyesi olmayan “geri kalmış bir halk” olarak tarihe geçiyor İsviçreliler artık.
İşte gene bir kez daha ortaya çıktı: Türkiye’de İsviçre’deki solculara ve sosyaldemokratlara “ne kadar salatalık” olduklarını anlatacak ve inandırıcı olabilecek bir Türkiye Sol’u, bir Türkiye Sosyaldemokrasi’si yok hala!
Oysa Türkiye’nin hem İç Sorunları hem de global dünyada yaşanan cahillikler “Türkiye’de Sol’suzluğun” ne derece hazin olduğunu gözler önüne sermekte!
İsviçre’de gündeme gelen “densizliğe” CHP nasıl tepki versin? Onur Öymen ile mi? Öymen’in Dersim Tezleri ile mi “cami minareleri” savunulacak?
Aslında mesele minareler de değil! Asıl sorun her türlü gericilik ile mücadele. Bugün minarelere takan İsviçre’deki “yobazlar” yarın “cemevleri” ve bir başka gün “sinagoglarla” mücadele edebilirler.
İşte “insana” sahip çıkan bir Türkiye Sol’ unu ve onun Sosyaldemokrat Partisi’ni özlemekte Türkiye’de yığınlar.
Türkiye’nin tüm sorunlarına, Kıbrıs’ta Çözümsüzlüğe ama aynı zamanda global sorunlara çözüm önerileri getiren Türkiye Sol’u ve onun Sosyaldemokrat Partisi aranan!
Geçen hafta “CHP’den umudu kesmeyelim” dediğim yazıma çok tepki aldım. Haklıydılar, “CHP’den daha ne bekleyelim?” diye soranlar. Ben gene de inatçıyım. Orada da sosyaldemokratlar var. Onları “kuşatıldıkları gettolardan çıkarmalıyız” diyorum.
Sivil Toplum alanında bazı Alevi Örgütleri’nin başkanlarının bir tür “Alevi Partisi” tarzı çözümlerin peşinde koşmalarına saygım sonsuz ama SHP gibi “ne kendi ne adı kalmış” bir enkaz, ÖDP’den ayrılarak zaten ufacık olan bir partinin daha da ufak hizbi Uras’çılar, “10 Aralık Hareketi” ve diğerleri kusuruma bakmasınlar ama Türkiye’ye “umut olacaklarına” kendilerinin bile inanabildiğine inanamıyorum ben!
Mustafa Sarıgül renkli bir şahsiyet. Onu sevebiliriz ya da sevmeyebiliriz ama Türkiye Değişim Hareketi şu anda “yüzde 10” sorununa sahip olmayan bir konumda. Hem de henüz partileşmeden. Aktüel kamuoyu yoklamalarını okuyabilen zümre bu hareketin ciddiye alınması gerektiğinin çoktan farkına vardı. Ancak elbette TDH’nın da önünde bir sınav var.
Evet Türkiye şu anda Sosyaldemokrat Partisi’ni arıyor. Dogmatik olmayan, geniş yığınları heyecanladıran ve onların kendisini iktidara taşıdığı parti aranan. Modern sosyaldemokrat bir parti ihtiyacı duyulan. İnşallah bulacağız!

BİR CEVAP BIRAK