Türkiye’deki genelevler çağdışı…

Türkiye’deki genelevler çağdışı…

0
PAYLAŞ

Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği (CETAD) Türkiye’nin “seks ticareti”ni gözler önüne seren ilginç bir rapor hazırladı.


CETAD’ın bu araştırmasına göre, Türkiye’de yasal ve yasadışı yollardan seks ticareti yapan yaklaşık 100 bin kadın bulunuyor. Ancak bu kadınlardan yalnızca 3 bini tesclli olarak genelevlerde çalışıyor. Geri kalan 12 bin civarında hayat kadını tescilsiz bir şekilde fuhuş yapıyor. Bunların dışında 85 bin kadın da ya randevuevleri, ya da kendi imkanlarıyla para karşılığında seks yapıyor.


İnsan Kaynağını Geliştirme Vakfı Sağlık ve Eğitim Koordinatörü Dr. Muhtar Çokar da “seks işçiliği”nin, “tarihin en eski mesleği” olarak nitelendirildiğini ifade ederek, tarih öncesi toplumlarda, bereketin sembolü olarak “tapınak fahişeleri”nin kullanıldığını, bunun Sümerler’e “İnanna”, Babiller’e “İştar”, Yunanlar’a “Afrodit” ve Romalılar’a da “Venüs” olarak geçtiğini aktardı.


Çokar, Ortaçağ Avrupası’nda fuhuşun kilise tarafından “yararlı bir günah” olarak görüldüğünü ve Osmanlılar’da yasak olmasına rağmen gizli yollarla yapıldığını ifade etti.


Cumhuriyet döneminde ise bu alanda çeşitli yasal düzenlemeler yapıldığını kaydeden Çokar, 1961’de yapılan bir düzenleme ile genelevlerin yasal bir kimliğe kavuşturulduğunu ve buraların kontrol edilerek çalışmasına izin verildiğini, bu uygulamanın halen devam ettiğini kaydetti.


Çokar, “Türkiye, dünyada çok az sayıda kalmış bir genelev sistemini temsil ediyor. Birçok ülke insan hakları gibi gerekçelerle buraları kapattı. Türkiye’deki sistemin olumlu ve olumsuz yönleri var. Fuhuşla Mücadele Komisyonu’nun son dönemde ruhsat ve tescil vermemesi nedeniyle sayıları çok azaldı. Türkiye genelinde kayıtlı genel kadın sayısı 2-3 bine, İstanbul’da da 126’ya düşmüş durumda” dedi.


İşin kayıt ve kontrol altında yapılmasının daha olumlu olduğunu anlatan Çokar, aksi durumda yer altına indiğini ve yasa dışı yollarla yapılmaya devam edildiğini, bunun da sağlık ve güvenlik açısından birçok sakıncayı beraberinde getirdiğini söyledi.


-DOSYADAKİ TESPİTLER-


CETAD’ın yürüttüğü proje kapsamında yapılan araştırma sonuçlarına ilişkin hazırlanan “Seks Ticareti” dosyasında, Türkiye’de 100 bin civarında “seks işçisi” bulunduğu, 56 genelevde yaklaşık 3 bin kadının çalıştığı, tescil edilmeyenlerin sayısının 12 bin olduğu ve yaklaşık 85 bin kişinin de yasa dışı yollardan çalıştığı belirtildi.


“Seks işçisi etiketlenmemeli, soyutlanmamalı, şiddete maruz bırakılmamalı” denilen ve bunların bütün insan hakları ile iş yasalarından yararlanmaları gerektiğine değinilen dosyada, iyi organize olmuş suç örgütlerince yapılan ”insan ticareti”nin özellikle kadın göçmenler için tehdit olduğu, Türkiye’de bu şekilde kullanıldığı tespit edilen 246 kişinin geçen yıl ülkelerine geri gönderildiği kaydedildi.


Dosyada, çocukların “seks işçiliğinin karanlık yüzü” olduğu ifade edilerek, şu tespitlere yer verildi:


“Dünyada çocuk seks işçiliği tırmanıyor. Uzmanlar, bir insanlık suçu olan çocuk cinsel istismarının iki yüzlü bir tutum takınılarak yeterince sorgulanmadığına dikkat çekiyor. Çocukluk dönemi, bireyin kişiliğinin gelişim sürecindeki en kırılgan ve sömürüye en açık dönemidir. Yapılan araştırmalara göre, ticari seks mağduru çocukların yüzde 77’sinin aile yapıları çeşitli nedenlerle kopuk. Yüzde 23’ü ise anne babasıyla birlikte yaşamasına karşın, aile içinde tartışma ve şiddet olaylarının varlığı dikkat çekiyor. Evden kaçarak sokaklarda yaşamaya başlayan çocuk, çeşitli risklere açık, risklerin en tehlikelisi ise cinsel sömürülme olasılığıdır.”


 


 


 
 

BİR CEVAP BIRAK