Türkiye’nin ilk çapulcuları Haliç’ten çıkmış!

Türkiye’nin ilk çapulcuları Haliç’ten çıkmış!

0
PAYLAŞ

‘TAŞKIZAK’I YIKAR, TOPÇU KIŞLASINI YAPARIM’

Türkiye, tam bir aydır Başbakan Erdoğan’ın Taksim Meydanı’na Topçu Kışlası ve AVM yapma ısrarıyla başlayan Gezi direnişiyle sarsılırken Haliç’teki Taşkızak ve Camialtı tersanelerinin de içinde bulunduğu alana yat limanı, otel, cami ve AVM gibi ünitelerin yapılmasını öngören bir başka çılgın projeyi daha tartışmaya başladı.

2 TEMMUZ’DA PROJE İÇİN TEKLİFLER ALINACAK

Başbakan Tayip Erdoğan’ın duyurduğu Haliç projesinin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından 49 yıllığına ihale edileceği ve Yap İşlet Devret (YİD) modeliyle yapılacağı belirtiliyor. Milliyet’ten Mithat Yurdakul’un haberine göre, Camialtı ve Taşkızak tersaneleri için 2 Temmuz’da teklifler alınacak. İki bölgeyi kapsayan 250 dönümlük arazide bertaraf edilen atıl alanların yerine, rekreasyon ağırlıklı bir proje uygulanacak. Araziye alışveriş merkezi, yat limanı ve park gibi bölümler yapılacak. Bir zamanlar dünyanın en büyük tersanelerinden birisi olan alandaki tarihi yapıların korunması planlanıyor. 500 yıldan yaşlı bölümler bulunduran bu tarihi alanların müze olarak değerlendirilmesi tasarlanıyor.

TAŞKIŞLA’DA BİR İŞÇİ, SENDİKACI, ŞAİR VE KADIN: SENNUR SEZER

Haliç tersanelerini AVM ve otele dönüştürecek projeyle ilgili haberlerin ardından, 1959 ile 1965 yılları arasında Taşkızak Tersanesi’nde işçi olarak çalışmasının yanında sendikal faaliyetler de yürüten Şair yazar Sennur Sezer’e proje hakkında ne düşündüğünü sorduk.

TAŞKIZAK’IN MERMERİ SARDES’TEN, TAŞI VEZÜV’DEN GELDİ

Haliç tersanelerinin Türk denizciliği açısından büyük önemi olduğunu anlatan Sennur Sezer, bu alanın kesinlikle yaşayan bir müzeye dönüştürülmesi gerektiğini söylüyor. Taşkızak Tersanesi’ne adını veren mermerden oyulmuş kızağın mermerinin Manisa Salihli yakınlarındaki ünlü Lidya kenti Sardes’ten getirildiğini anlatan Sezer, tersanedeki havuzun volkanik taşlarının ise İtalya’daki Vezüv yanardağından getirtildiğini ve harç kullanılmadan inşa edildiğini söylüyor.

BÖLGE, ‘ECDADIN’ TARİHİ AÇISINDAN ÇOK ÖNEMLİ

Haliç bölgesinin ‘ecdadın’ tarihi açısından çok daha önemli olduğunu vurgulayan Sezer, Fatih Sultan Mehmet döneminde kuruluşuna başlanan ve Tersane-i Amire adıyla anılan İstanbul tersanelerinin geçmişinin İstanbul’un fethinden yüzlerce yıl öncesine dayandığını dile getirdi. Bizans’ın tüm gemilerinin Haliç’te inşa edildiğini söyleyen Sezer, bölgede Bizans ve Venediklilerden kalma yapıların pek çoğunun Deniz Kuvvetleri tarafından kullanıldığını belirtiyor.

KASIMPAŞA’YA ADINI VEREN SADRAZAM

II. Beyazıd döneminde ıslah edilen tersanelerin, 16. yüzyılda Güzelce Kasım Paşa’nın sadaret kaymakamlığı sırasında Gelibolu Tersanesi’nden getirilen ustalarla takviye edildiğini anlatan Sezer, ‘Kasımpaşa’ semtinin adını bu vezire borçlu olduğuna dikkat çekti.

Haliç tersanelerinin tarihinin yanı sıra işçilik ve sendikacılık yaptığı günlere ilişkin üç ayrı yazı kaleme aldığını belirten Sezer, 24 Haziran tarihli Evrensel Gazetesi’nde yayınlanan son yazısının da bunlardan biri olduğunu söylüyor. Haliç’e otel ve AVM projesinin gündeme gelmesinin ardından kaleme aldığı yazıda bölgenin tarihine ilişkin detaylı bilgiler veren Sezer, yazıda ayrıca kişisel anılarını da aktarıyor.

‘BEN DE BİR ZAMANLAR SÜLEYMAN İDİM’

Sennur Sezer’in “Tarihi tersaneye AVM!” başlığını taşıyan ve “Derler ki Kasımpaşa sırtlarında Tersanelere bakan sırtta bir mezar varmış/ Taşında ‘Ben de bir zamanlar Süleyman idim/ Ateşe ve rüzgara hükümran idim/ Zannetme ki Peygamber Süleyman idim/ Tersane-i Amire’de Ocakçı Süleyman idim’ yazarmış. Artık ne o mezar var ne Tersane-i amire” dizeleriyle sona eren yazısının bazı bölümleri şöyle:

‘BARBAROS DÖNEMİNDE CEZAYİRLİ ÜNLÜ USTALAR NAKLEDİLDİ’

“Barbaros Hayrettin Paşa döneminde ise Tunus ve Cezayir’in ünlü ustaları tersaneye nakledildi. O tarihten sonra çok büyük kalyonların inşa edildiği tersane, zaman içinde Kağıthane Deresi girişine kadar yayıldı. Daha sonraki yıllarda buharlı gemilerin yapımına geçebilmek için araç ve gereç takviyesi yapıldı, yeni havuzlar inşa edildi. Tersane-i Amire cumhuriyetten sonra askeri ve sivil gemilerin yapılabilmesi için ikiye ayrıldı.

CAMİALTI’NA VAPUR, TAŞKIZAK’A BOTLA ULAŞILIYORDU

Deniz Hastanesi karşısından bu tersanelere iki yanı duvar bir yol ayrılır. Tersanelere ulaşmanın iki yolu vardır zaten; ya iki yanı ıssız sayılacak nöbetçili bir yoldan yürümek ya da deniz yoluyla gelmek. Camialtı’na Köprüaltı’ndan vapur kalkardı, özellikle sabahları. Taşkızak’a kalkan işkampavya denilen yarı bot deniz araçlarıydı.

HASBAHÇE’NİN MANOLYA KOKULARININ DUYULDUĞU GÜNLER

Çevre yolundan demir merdivenle inilen bir yolu da vardı tersanelerin. Aynalı Kavak Kasrı’nın III. Selim döneminde bir bölümü yıkılarak genişletilen Taşkızak uzun süre Hasbahçenin manolya ve çam ağaçlarını korudu. Bu ağaçların altında Tersane’nin ünlü “kuzu günü” çoğu zaman piknik biçiminde kutlanırdı. (Haliç’in kokusu alınmıyordu inanın). Sonra bir genel müdür “Tersanede ağacın işi ne” diye ağaçları kestirdi ve bahçe durulmaz hale geldi.

DÜNYANIN İLK DENİZALTISI TAŞKIZAK’TA MONTE EDİLDİ

Taşkızak Tersanesi, dünya denizcilik tarihinde de önemli bir yere sahip. Dünyanın ilk denizaltısı olan Abülhamit ve Abdülmecit adlı denizaltılar 1886’da Taşkızak’ta monte edildi. Hükümet tarafından, İngiltere’de Nordenfeld top fabrikasında inşa ettirilen denizaltılar getirilmiş, Taşkızak Tersanesinde monte edilerek 1886’da denize indirilmiştir. 1888 yılında, Sarayburnu önlerinden dalarak akıntıya karşı ilerlemiş ve Üsküdar önlerinde demirlemiş boş bir gemiyi torpidosunu atıp batırarak yabancı devlet temsilcilerine gösteride bulunmuştur. Böylece Osmanlı Donanması; “Hedefe torpido atan ilk donanma” olarak tarihe geçmiştir.

İLK GREVLERDEN BİRİ 1875’TE HALİÇ TERSANELERİNDE BAŞLADI

Haliç Tersaneleri 1875’de başlayan ilk grevlerden birinin de mekanıdır. Bu grev aralıklarla yaklaşık üç yıl sürmüş, sonunda çalışanların hepsi işten atılarak tersanede asker çalıştırılmıştır. 1888’de Haliçteki Tersane’de askeri bir elektrik fabrikası da kurulmuştur.Bu fabrikada gemiler için dinamolar, projektör, pil ve lambalar üretilmiştir.”

Osmanlı döneminde haliç tersanesi

Sennur Sezer

Sennur Sezer’in Taşkızak’ta onarımda olan Cumhurbaşkanlığı’na ait Acar motorunda çekilmiş fotoğrafı.

Türkiye’nin ilk denizaltısı Haliç’te monte edildi

BİR CEVAP BIRAK