Türkiye’nin Psiko’Soma’tik bozukluğu!

Türkiye üç gündür Soma’da ölen işçilerine ağlıyor. Rakamlar, çeteleler; ölen işçilerin sayısına ilişkin tahminler birbirini izliyor.

Önceki gün bir adı, kimliği, bir hayatı ve ailesi olan işçiler bugün birer “ceset” olarak anılıyor! Civar ilçelerden Soma’ya kamyon kamyon “tabut” taşındığı haberleri geliyor. Bir işçinin ölmesiyle, bin işçinin ölmesi arasında tek fark, matematiksel rakamlardan ibaret!

AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılından 2013 yılına kadar meydana gelen 880 bin iş kazasında toplam 13.442 yurttaşımızın öldüğü belirtiliyor.

12 yıldır kalkınma ve büyüme yalanıyla değerlerine el konulan, kaynakları yağmalanan, iradesi felç edilen Türkiye Soma’da tabuta kondu!

TÜRKİYE’NİN PSİKO-SOMA’SI YORULDU!

Tıp dilinde ‘psiko’ ruh, ‘soma’ ise beden anlamında kullanılır. Ruhun rahatsızlanması sonucu bedenin bundan etkilenmesine genel olarak “psikosomatik” hastalıklar adı veriliyor…

12 yıldır Türkiye’yi yöneten siyasi iktidarın itidalden uzak, toplumu geren ve kendisi gibi düşünmeyeni ötekileştiren tavrı kitlelerin psikolojisini bozuyor. Gezi’de ortaya çıkan enerji, gerilimin dışa vurumuydu.

BAŞBAKAN YİNE AŞIRI UÇLARA YÜKLENDİ

Başbakan Erdoğan başta olmak üzere iktidarın Bakanlarının özellikle toplumsal olaylarda ortaya koyduğu ötekileştirici tavır, Soma’da da kendini gösterdi. Soma’da konuşan Başbakan Erdoğan’ın, yüzlerce işçiye mezar olan madenle ilgili çeşitli önlemlerin alındığını ve olayla ilgili gerekenlerin yapılacağını sıralamasının ardından, “Bu tür havaları fırsat bilip, bunları istismar etmek isteyen bazı aşırı uçlar gruplar var. Bunlara da değer verilmemesinin ülkemizin huzuru için birliği beraberliği için çok çok önemli olduğunu hatırlatmak istiyorum” ifadelerini kullanması, tıpkı Gezi olayları ve yakın dönemde yaşanan başka pek çok olayda kendini gösteren ‘otoriter baba’ takıntısının sürdüğünü gösteriyor.

KALKINMA HAMAĞINDA SALINARAK HASTA OLAN ÜLKE

12 yıldır kalkınma ve büyüme masalıyla iktidarın ördüğü hamakta salınan Türkiye’nin kafası bozuk, ruhu hasta! 12 yıldır yaşam alanlarına el konularak ekmeği, suyu elinden alınan Türkiye’nin bedeni Soma’da iflas etti! Soma ne ilkti, ne de son olacak. Türkiye kırsalında 12 yıldır kalkınma ve istihdam tanrısına kurban edilen onbinden fazla işçilerin adı sanı duyulmuyor.

TÜRK HALKI YIKIMA KARŞI ŞERBETLİ Mİ?

Soma’da yaşanan katliam, 12 yıldır Türkiye’nin kılcal damarlarına kadar sirayet eden rantiyeci siyasetin yarattığı “Pisiko’Soma’tik bozukluğun doğal bir sonucudur. Doğal olmayan ise, psikolojisini bozacak denli ayyuka çıkan bunca yıkıma karşın her şeyi olağanmışçasına bir tevekkülle karşılamaya hazır halkın akıllara zarar tavrıdır…

Önceki haberMevzuata uygun facia
Sonraki haberAİHM’nin Yüzkarası Kararı
Yusuf Yavuz
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.