Türkiye’ye soğuk davranmak için geç

Fransa eski devlet başkanı ve yeni AB Anayasası’nı hazırlayan Konvansiyon Başkanı Valey Giscard d’Estaing’in Financial Times’da dün yayımlanan ‘Türkiye ile Avrupa arasında daha iyi bir köprüye gereksinim var’ başlıklı yazısında Türkiye’nin AB’ye üye olmasını isteyenler ile istemeyenler arasında hararetli tartışmalar yaşandığı yazılmıştı.

Gazete burada meşru bir tartışma konusu olduğunu ve Türkiye’nin buna alışması gerektiğini savunarak, “çünkü bu uzun ve zor bir yol olacakö diye yazdı.

Tartışmanın açıkta yapılması gerektiğini ve Giscard’ın yapmaya çalıştığı gibi din konusunun bunun bir parçası değilmiş gibi davranmanın nafile olduğunu vurgulayan gazete, din konusunun da aşikar bir biçimde bu tartışmanın parçası olduğuna dikkat çekiyor.
     
“Bu tür tartışmaların zamanı yıllar önceydi”

Giscard’ın Türkiye’ye sunulacak ‘imtiyazlı ortaklık’ seçeneğinin Avrupa’nın geleceğini tehlikeye atmaksızın, Türkiye’nin beklentilerine cevap vereceği şeklindeki görüşüne değinen gazete, “hayır hiç de öyle değil. Bu tür tartışmaların zamanı yıllar önceydi. Bunu şimdi yapmak önce davet edip sonra da Brüksel’in kapısını Türkiye’nin yüzüne çarpmak olurö diye yazdı.

Bu durumda zengin tarihine sadık kalarak ülkeyi modernize etmek isteyen Türk halkı ve Mustafa Kemal Atatürk’ün ordusunun paylaştığı Avrupa projesinin yerle bir olacağını kaydeden Financial Times, “Türkiye, jeopolitik alaca karanlığa mahkum edilip, despotluk ve başarısızlık nedeniyle batmakta olan Ortadoğu ve Kafkaslar gibi bölgelere itilirö yorumuna yer verdi.

“Gelecek ile ilgili kararların gerçekçi olması lazım”

Türkiye’nin şu andaki AB ile bağlarının 40 yıl öncesine De Gaulle zamanına dek uzandığınıda hatırlatan gazete, “gelecek ile ilgili kararların gerçekçi olması lazımö diye yazdı.

Giscard’ın Fas gibi ülkelerin de Türkiye örneğinden hareketle AB’ye katılmak için sıraya gireceğine dair endişelerinin yanlış yönlendirme olduğunu belirten Financial Times, “AB’nin Akdeniz’in güney kıyıları için başka doğu kıyıları için başka planları var. Yeni AB anayasasının Türkiye’yi kaldırmayacağı şeklindeki iddia samimi değil. Bu anayasanın ne denli başarılı olacağı Türkiye masada yerini almadan çok daha önce belli olacakö dedi.
     
“Gelecekteki siyasi iklimi şimdiden tahmin edilemez”

Sonunda AB ve Türkiye’nin kendilerini geri çekmek isteyebileceğine dikkat çeken gazete, 12 yıl sonraki siyasi iklimi şimdiden hiç kimsenin tahmin edemiyeceğini savundu.

Financial Times, “bunu şimdi, 41 yıllık sürecin sonundaki karar aşamasında dile getirmek peygamber kelamı olsa bile politika olarak benimsenemezö diye yazdı.

Asıl büyük sorunun Avrupa’nın büyümesi değil, Avrupa’nın Giscard tarafından ‘Türkiye ve İslam’a karşı yurtseverlik’ diye adlandırdığı politika önerisini önemsemesi olduğunu vurgulayan gazete, “dahası, Türkiye’nin Avrupa mirasını paylaşmadığı iddiası da garip. Eğer Bizans ya da Doğu Roma imparataorluğu yoksa o zaman tamam. Ya da eğer bütün İslam dünyasına yayılan, Avrupa’yı karanlık çağdan çekip çıkaran klasik Yunan filozofisi ve bilimi diye birşey yoksaö diye yazdı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.