Türkiye’de 2019’da doğan her bebeğe 130 ton beton düştü!

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Dünyanın üçüncü, Avrupa’nın ise birinci hazır beton üreticisi olan Türkiye’deki beton ekonomisin geldiği boyut ürkütücü: 2019’da yeni doğan her bebeğe 130 ton beton düştü.

Buğday, incir, zeytin, ceviz, kiraz ve fındık gibi birçok stratejik tarım ürününün gen merkezi olan Anadolu, biyolojik çeşitlilik ve ekolojik zenginlik bakımından dünyanın en şanslı coğrafyalarından biri. Üç ayrı iklim tipinin hüküm sürdüğü bu topraklar, dünyada çay bitkisinin üzerine kar yağan tek coğrafya. Toroslar’da sedir ile zeytin ağaçları yan yana yetişebilirken, Antalya’nın doğu kıyılarında tropik meyvelerle binlerce yıllık yerli asmalar aynı toprakta yaşam buluyor. Üç ayrı deniz, büyüklü küçüklü onlarca göl ve nehir, binlerce dere Anadolu coğrafyasına yaşam veriyor. Yüksek dağların ortalarındaki verimli ovalar neolitik çağdan bugüne insanlığın kültürel yolculuğuna tanıklık ettiler. Ancak bu benzersiz coğrafyanın doğurgan toprakları son yıllarda hızla betonla kaplanıyor. Çin ve ABD’nin ardından dünyanın en büyük üçüncü hazır beton üreticisi haline gelen Türkiye’de 1988’de 1,5 milyon metreküp olan hazır beton üretimi 2017’de 115 milyon metreküpe yükseldi. 2019 yılında ise TÜİK verilerine göre 154 milyon ton hazır beton üreten Türkiye’de aynı yıl dünyaya gelen yeni doğan bebek sayısı 1 milyon 183 bin 652 olarak kayda geçti. Buna göre 2019’da Türkiye’de dünyaya gelen her bebeğe 130 ton hazır beton düşüyor olması beton ekonomisinin geldiği çarpıcı boyuta işaret ediyor.

BETON ÜRETİMİNDE TÜRKİYE DÜNYADA 3. AVRUPA’DA İSE İLK SIRADA

Türkiye’de betona dayalı ekonomi tüm dünyayı sarsan korona virüs salgını sürecinde yavaşlasa da inşaat üretimi sürdü. Hazır beton üretimindeki istatistikler Türkiye’nin dünyada üçüncü sıraya yerleştiğini, Avrupa’da ise ilk sırada yer aldığını gösteriyor. Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) verilerine göre, 1988 yılında 15, milyon metreküp olan Türkiye’nin hazır beton üretimi 2003’te yaklaşık 27 milyon metreküp olarak kaydedildi. 2017’de ise 1988’e göre yaklaşık 76 kat artışla 115 milyon metreküpe yükseldi.

AB’NİN TOPLAM ÜRETİMİNİN DÖRTTE BİRİ KADAR BETON ÜRETİYORUZ

Son üç yıldır inşat sektöründe yaşanan daralmaya karşın 2019’da ise 67 milyon metreküp hazır beton üretildiği kaydediliyor. THBB verilerine göre Türkiye hazır beton üretiminde 2009’dan bu yana Avrupa’da ilk sırada yer alıyor. AB ülkelerinin tamamının 2019’daki hazır beton üretiminin toplam 260 milyon metreküp olduğu düşünülürse Türkiye’nin betona yaptığı yatırımın boyutları gözler önüne seriliyor. 2019’da Almanya’nın 53,5 milyon metreküp, Fransa’nın ise 40,3 milyon metreküp hazır beton üretimi gerçekleşti. Buna göre AB ülkelerindeki kişi başına düşen hazır beton üretimi 0,6 metreküp iken, Türkiye’de bu rakam 0,8 metreküp. Bu üretim rakamlarıyla Türkiye hazır betonda Çin ve ABD’nin ardından üçüncü sırada yer alıyor. Ancak bu veriler yalnızca hazır beton üretimini kapsıyor. Gerçek rakamların bunun çok daha üzerinde olduğu tahmin ediliyor.

TÜRKİYE’DE 2019’DA DOĞAN HER BEBEĞE 130 TON BETON DÜŞÜYOR

Öte yandan Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Türkiye’nin 2019’daki hazır beton üretimi 154 milyon 805 bin 52 ton olarak açıklandı. Yine TÜİK’in açıkladığı verilere göre Türkiye’de aynı yıl dünyaya gelen yeni doğan canlı bebek sayısı 1 milyon 183 bin 652 olarak kayda geçti. Buna göre 2019’da Türkiye’de dünyaya gelen her bebeğe 130 ton hazır beton düşüyor olması beton ekonomisinin geldiği çarpıcı boyutu gözler önüne seriyor.

TARIM ARAZİLERİ, YAYLALAR VE KIYILARA BETON YOLLAR

İnşaat ve yapı sektörünün yanı sıra son yıllarda beton kullanımının en yaygın olduğu alanlara özellikle kırsal kesimlerdeki yollar da eklendi. Asfalta göre daha ucuz maliyeti olduğu kaydedilen betonun belediyeler tarafından daha çok tercih ediliyor oluşu, ilçe ve köy yollarının betonla kaplanmasıyla sonuçlanıyor. Tarım arazileri, ormanlık alanlar ve nehir vadileri yapılaşmanın yanında yollarla da hızla betonlaşıyor.

İLÇELER VE KIRSAL YERLEŞİMLERDE ‘UCUZ’ BETON YOL MODASI

Ülke genelinin bütüncül arazi planlamasının olmadığı Türkiye’de Antalya’dan Samsun’a, Çanakkale’den Şanlıurfa’ya Türkiye’nin dört bir yanında toprağın üstü betonla kaplanıyor. Tarım arazileri, yaylalar, ormanlık alanlar, sulak alanlar ve kıyı bölgeleri yol uğruna betona boğuluyor. Kırsal yerleşimler ve kimi ilçe merkezleri de beton yollardan payını alıyor.

 

 

Önceki haberBBC yeni Sosyal Medya Yasası’nı mercek altına aldı
Sonraki haber“Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerefi” 
Yusuf Yavuz
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.