Türkiye’nin gölleri işte bu zihniyet yüzünden kuruyor!

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – “Halkın göl kuruyor, önlem alın” çağrısına, Kaymakamdan “tedirgin olmayın, kuvvetli yağış bekleniyor” açıklaması…

Eğirdir Gölü’nün su seviyesinin 16 metreden 6-7 metrelere kadar düşmesi ve gölün son 4 ayda metrelerce çekilmesi, Türkiye’nin ikinci büyük tatlı su kaynağının kuruyacağı endişelerini de beraberinde getirdi. Önceki gün Eğirdir’de halkla birlikte basın açıklaması yapan Yard. Doç. Dr. Erol Kesici, gölden aşırı su alımı yapıldığına dikkat çekerek gölün kurumaması için yasal koruma hükümlerinin uygulanmasını istedi. Konuyla ilgili haberlerin basında yer almasının ardından bugün ise yetkililer konuştu. DSİ Genel Müdürlüğü, Eğirdir Gölü’ndeki korkunç çekilmeyi gölü besleyen büyük akarsu bulunmamasına ve su talebinin artışına bağlayarak, “Göl seviyesinin beklenenden yaklaşık 60 cm aşağıda su yılını tamamlamasına ve fiili olarak gölün bugünkü seviyesinin 916,18 metreye düşmesine neden olmuştur” açıklamasında bulunurken, Eğirdir Kaymakamı Abdullah Akdaş ise iki yıldır yaşanan kuraklığın tüm gölleri olumsuz etkilediğini savunarak “Önümüzdeki aylarda kuvvetli yağışlar bekleniyor, şu an için tedirgin olunmasına gerek yok” diye konuştu.

Isparta’da bulunan Eğirdir Gölü, Beyşehir Gölü’nden sonra Türkiye’nin en büyük ikinci tatlı su kaynağı. Bir zamanlar iç su balıkçılığı ve tatlı su ıstakozu üretimiyle bölge halkının en önemli kazanç kapısı olan göl, hatalı kullanım yüzünden bugün adeta can çekişiyor. Eğirdir Gölü’nde son aylarda yaşanan korkunç çekilme ve su kaybı yörede yaşayanları tedirgin ediyor.

TÜRKİYE’NİN ÖNEMLİ GÖL UZMANI UYARDI: ‘ÖNLEM ALIN, GÖL KURUYOR’

Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Erol Kesici, önceki gün ilçe halkının da katılımıyla bir basın açıklaması yaparak yetkilileri önlem almaya çağırdı. Türkiye Tabiatını Koruma Derneği (TTKD) Bilim Danışmanlığını da yürüten Kesici, aşırı su alımı yapılan gölün adeta boşaltıldığını söyledi. Gölü besleyen yüzey sularının üzerine çok sayıda baraj ve gölet yapıldığına da dikkat çeken Kesici, Eğirdir Gölü’nün de benzer hatalar yüzünden kuruyan Akşehir ve Eber gölleri ile aynı kaderi paylaşabileceğini belirterek ilgili koruma yasalarının uygulanmasını istedi.

İçme suyu kaynağı olan Eğirdir Gölü’nün korunmasının ulusal güvenlik konusu olduğunu dile getiren Kecisi, gölü korumanın da devlet politikası haline gelmesi gerektiğini söyledi.

DSİ ÇEKİLMEYİ DOĞRULADI, SORUNU BUHARLAŞMAYA BAĞLADI

Konuyla ilgili haberlerin ardından bugün bir basın açıklaması yapan DSİ Genel Müdürlüğü, Eğirdir Gölü’ndeki çekilmeyi doğruladı ancak sorunu kuraklık ve buharlaşmaya bağladı.

Göllerimizin son yıllarda karşılaştığı sorunlar önemli boyuttadır. Küresel ısınmanın su kaynakları üzerindeki olumsuz etkisi Eğirdir Gölü’nde de hissedilmektedir” ifadelerine yer verilen DSİ’nin açıklaması şöyle:

‘ÇEVRESEL SEBEPLERLE BEKLENENDEN 60 CM AŞAĞIYA DÜŞTÜ’

Gölü besleyen büyük akarsular bulunmayışı, yağış azlığı ve sıcak geçen gün sayısının fazlalığı ile beraber, buharlaşma, gölün membaında ve mansap havzasında tarımsal kullanım, içme ve kullanma suyu ve çevresel sebepler ile su taleplerinin artışı göl seviyesinin beklenenden yaklaşık 60 cm aşağıda su yılını tamamlamasına ve fiili olarak gölün bugünkü seviyesinin 916,18 metreye düşmesine neden olmuştur.

EĞİRDİR GÖLÜNDEN SU ÇEKEN PROJELER

Eğirdir Gölünden sulama ve içme suyu amaçlı olarak yararlanılmaktadır. Doğrudan gölden su temin eden projeler: Atabey, Hoyran, Senirkent 1. ve 2. Merhale, Gelendost 1. ve 2 merhale, Boğazova, Tokmacık-Çaltı, Barla Sulamaları yanı sıra Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü (KHGM) pompaj sulamaları da mevcuttur. Ayrıca Isparta ili içme ve kullanma suyu teminini de Eğirdir Gölü’nden sağlamaktadır.

‘DSİ OLARAK SUYU VATANDAŞ İÇİN İNŞA ETMEKTEYİZ’

Göle gelen fiili akımın uzun yıllar ortalaması yıllık 800 hm3’tür. Planlanan tahsis miktarı 350 hm3, fiili olarak çekilen su miktarı (DSİ projeleri) 174 hm3 tür. KHGM projeleri, halk sulamaları ve içme suyu çekiminin de toplamda 20-50 hm3 arasında değiştiği düşünülmektedir. Yani görüldüğü gibi depolama tesislerimizde tutulan su miktarı belli olup, DSİ olarak suyu vatandaşlarımızın ihtiyacı için inşa etmekteyiz.”

‘EN BÜYÜK BASKI BUHARLAŞMA’

Gölün üzerindeki en büyük baskının buharlaşma olduğu kaydedilen DSİ açıklamasında, yıllık buharlaşmanın göl aynasının sığ olması nedeni ile ortalama 500 hektometreküp olduğu bilgisine yer verilerek şöyle denildi: “Eğirdir Gölünden pompajla, gölü besleyen dereler üzerinde kurulu gölet ve baraj sulamaları ile toplamda bugüne kadar 110 bin dekar tarım arazisi suya kavuşturulmuştur. Bu rakama Kovada sonrası yer alan sulamalar dâhil değildir.

KAPALI SULAMAYA ‘EKONOMİK KOŞULLAR’ GEREKÇESİ

Kurak dönemlerde yaşanan olumsuzlukların daha az hissedilir ve önü alınabilir olması adına Kurumumuz göl çevresinde yer alan tüm sulama tesislerinde kapalı sulama sistemlerine dönüş için gerekli proje ve inşaat çalışmalarını titizlikle sürdürmekte, günümüzün ekonomik koşulları da dikkate alınarak peyderpey yatırım programı da dikkate alınarak hayata geçirmektedir. Burdur Gölü Ar-GE çalışmasından çıkacak sonuçlar da dikkate alınarak bölgedeki başta Burdur ve Eğirdir gölleri olmak üzere tüm göl, gölet ve barajlarda gerekli tedbir ve uygulama çalışmaları başlatılacaktır.”

KAYMAKAM ‘58 SANTİM DÜŞÜŞ VAR’ DEDİ

Konuyla ilgili açıklama yapan Eğirdir Kaymakamı Abdullah Akdaş da Eğirdir Gölü su Kasım 2017 ile Kasım 2018 tarihleri arasında 58 santimlik düşüş gözlendiğini belirterek, düşüşün en büyük nedeninin yurt genelinde yaşanan kuraklık olduğunu savundu.

CAN ÇEKİŞEN GÖLÜN SU KOTU DSİ’YE 916, KAYMAKAMA GÖRE 914 METRE

Eğirdir Akın Gazetesi’ne konuşan Kaymakam Akdaş, Kovada Gölü’nü korumak amacıyla yıl boyunca Eğirdir Gölü’nden bırakılan suyun artık bırakılmadığını belirterek, gölün DSİ’nin takibi altında olduğunu söyledi. Eğirdir Gölü minimum su kodunun 914 metre olarak belirlendiğini dile getiren Kaymakam Akdaş, bu rakamın minimum kodun yaklaşık 1.5 metre üzerinde olduğunu söyledi.

‘ÖNÜMÜZDEKİ AYLARDA YAĞIŞ BEKLİYORUZ, TEDİRGİN OLMAYIN’

Önümüzdeki aylarda kuvvetli yağışlar beklendiğini söyleyen Eğirdir Kaymakamı Abdullah Akdaş, “Halkımızın hassasiyetini memnuniyetle karşılıyoruz, ancak şu an için tedirgin olunmasına gerek yok” diye konuştu.

DSİ ELEŞTİRİ KONUSU OLAN GÖLET VE BARAJ İNŞAATLARINI SÜRDÜRÜYOR

DSİ’nin açıklamasında kapalı sulama yatırımları için ekonomik kriz gerekçe gösteriliyor ancak aynı kurum Eğirdir Gölü çevresinde birbiri ardında baraj ve gölet inşa etmeyi sürdürüyor. Vahşi sulama olarak adlandırılan salma sulamayla gölün sularını çeken pompaj istasyonlarının yatırımlarına kaynak bulan DSİ’nin, su kaynaklarının sürdürülebilir kullanımını sağlayarak tarım arazilerinin tuzlanmasını önleyecek damlama sulama gibi yatırımlara ekonomik koşulları gerekçe göstermesi dikkat çekiyor. Geçtiğimiz ay inşaatı tamamlanan Sarıidris Göletinde su tutma çalışmasına başlayan DSİ, 7 Kasım günü ise Eğirdir Gölünde su alımı yapan Sarıidris sulamasını devreye soktu. Göle ulaşan dere üzerindeki Barla Akçapınar Göleti’nin inşası ise devam ediyor.

YARD. DOÇ. DR. KESİCİ: ‘KURUMANIN EN BÜYÜK NEDENİ SU ALIMI’

DSİ Genel Müdürlüğü ve Eğirdir Kaymakamı Akdaş’ın açıklamalarına şaşırmadığını dile getiren Yard. Doç. Dr. Erol Kesici, Eğirdir Özel Hükümlerine göre gölün su kotunun 914 metreye düşmesi durumunda bir damla dahi su alınmaması gerektiğini belirttiğine dikkat çekerek, “Ayrıca gölde 916 metre su kotu kritik aşamadır. Göl kenarında kuruyan onlarca kilometrekarelik alanda on binlerce gölün doğal canlısı olan su salyangozu ve gıçırgan (tatlı su midyesi) ölüleri vardır. Su seviyesinin azalması gölde fotosentez hızını artırmakta ve gölün bazı kesimlerinde bataklıklaşma başlamaktadır. Su kuşu, kara meke gibi gölümüzün süsü ve tarımsal mücadelede de etkileri büyük olan kuşların barınma, beslenme, üreme ortamları kuruyarak yok olmaktadır. Bunun dışında göldeki mikro organizma ve su böcekleri tehdit altındadır. Gölde çözünmüş madde miktarı artarak kirlik aşırı boyutlara oluşmaktadır. DSİ’nin resmi kayıtlarına baktığımızda, gölün su bütçesi 50 yıldır hep aşırı kayıptadır. Kuruma yağışlara bağlı olsa da gölden Mayıs ayında başlayan devasa borularla su alımları gölün kurumasının en önemli nedenlerindendir.”

Yetkililerin açıklamalarının gerçeği yansıtmadığını öne süren Kesici, bir çözüm önerisi de getirilmediğini belirterek, “DSİ yıllardır aynı şeyi söylüyor” dedi.

Önceki haberSağlıkçılar tepkili: Hekimin 450 gün işsizliği kabul edilemez
Sonraki haberEt yerine hindi yersek ithalat sorunu çözülür!
Yusuf Yavuz
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here