İNGİLRETE… Türkiye’nin Suriye politikası asıl şimdi sorgulanmalı

İNGİLRETE… Türkiye’nin Suriye politikası asıl şimdi sorgulanmalı

0
PAYLAŞ
Halep’in yeniden Suriye rejiminin denetimine girmesi, Orta Doğu’nun dinamiklerini değiştirdi.
Esad yönetiminin askeri zaferi, onbinlerce Suriyeli için daha fazla zulüm ve acı, Ankara’nın bölgesel rakipleri için ise kayda değer bir başarı.Bu, Türkiye’nin arzuladığı sonuç değildi.

Türkiye, ümit ettiği gibi oyun belirleyici olamadı ama en azından oyun belirleyicileri belirlemekte rol oynamak niyetinde.

Esad karşıtı güçlerin Halep’ten tahliyesini üstlendi ve Rusya’nın öncülük ettiği diplomasi vagonuna herkesten önce atladı.

Suriye iç savaşına siyasi bir çözüm bulma girişimleri çerçevesinde, 27 Aralık’ta Moskova’da Rusya, İran ve Türkiye’nin katılımıyla üçlü bir zirve düzenlenecek. Kazakistan’ın evsahipliği yapacağı toplantılarda ise, Suriye muhalefeti ile Esad rejimi arasında pazarlıklar başlayacak.

Halep’ten muhaliflerin tahliyesi için varılan anlaşma ve daha geniş kapsamlı diplomasi atağında, Türkiye’nin NATO baş müttefiği Amerika Birleşik Devletleri, devre dışı bırakılmış görünüyor.

Amerika Birleşik Devletleri dışişleri bakanlığı sözcüsü John Kirby, anlaşmadan önceden haberdar olmadıklarını söyledi.

Amerika’nın Birleşmiş Milletler nezdindeki büyükelçisi Samantha Power’ın da anlaşmadan bihaber olduğu görüldü.

Avrupa Birliği liderleri de yılın son doruk toplantısında Birleşmiş Milletler gözetiminde bir karar çıkarma girişimlerinden sözederken, Suriye’de gelişmelerin aktif oyuncusu değil, seyircisi konumundaydılar.

Son beş yıl içinde, hem Amerika Birleşik Devletleri hem de Avrupa Birliği, Suriye konusunda kapsamlı ve etkili bir politika geliştiremediler.

Esad rejiminin acımasız uygulamaları ve bölge ülkelerinin kendi ulusal çıkarlarını gözeten politikaları sayesinde, Suriye’nin sürüklendiği şiddet sarmalı ve yıkım, öylesine büyük boyutlara ulaştı ki, bugün artık en ufak bir umut ışığını bile reddetmek insani görünmüyor.

Suriye halkının acılarını dindirecek, kanlı içsavaşı durduracak her girişime şans tanımak zorundayız.

Ama yanıbaşındaki kriz konusunda en dikatli düşünmesi, sonuçları en iyi  ölçüp tartması gereken ülke Türkiye.

Aceleyle, iyi düşünülüp değerlendirilmeden atılan adımlar, hele bir de uzun erimli sonuçlar doğuracaksa, Türkiye’nin geleceğini belirleyecek  türden politik hatalara dönüşebilir.

Bu son girişimin ana oyuncuları, Rusya, İran ve Türkiye’nin, Suriye söz konusu olduğunda birbiriyle çakışmayan hedef ve çıkarları var.

Rusya, Suriye’ye, bölgesel ve küresel hedeflerini hayata geçirme açısından yaklaşıyor.

İran açısından, Esad yönetiminin iktidarda kalması, bölgesel nüfuzunu korumak bakımından önemli.

Türkiye ise, Sünni dünyanın lideri olma hevesiyle balıklama daldığı çatışmada, Suriye iç savaşının etkilerini kendi sınırları içinde hissetmeye başladıktan sonra, hedefini daralttı ve sınır ötesinde bir Kürt varlığının ortaya çıkmasını önlemeyi, temel amaç olarak belirledi.

Halep üzerinden Suriye konusunda büyük bir anlaşmanın tarafı olmak Türkiye’nin liderlerine şimdilik rahat bir nefes aldırabilir, iç kamuoyunu tatmin edebilir ama dış politikada ve stratejik ittifaklarda aceleyle yapılan yön değişiklikleri,  uzun erimde  büyük olasılıkla beklenmedik ve daha büyük tehlikeleri de beraberinde getirecek.

BİR CEVAP BIRAK

13 − 7 =