Yaşama aktarılan resimler

Onları hiç biriniz tanımazsınız. Hiç biriniz derken çoğunluktaki sade insanlar tanımaz demek istiyorum.
Onları çevrelerindeki dostları ve sadece azınlıktaki sanatçılar tanıyabilirler.
Geçmişe yönelik hikayeleri de bilinmez.

Onların 1984 yılında Sanatyapım Kayıhan Keskinok atölyesinde başlamış arkadaşlıkları. Dört kadının yürekleri aynı heyecanla çarpmış yıllarca.
Ama hiçbir zaman “Acaba seçimlerimizi doğru mu yaptık” diye bir soruyla boğuşmamışlar.
Çünkü yollarını doğru belirlediklerine inanmışlar.

Keskinok’un bu atölyedeki ilk öğrencileri olarak akademik eğitim almışlar, şevkle, biraz da hırsla derslere katılmışlar yıllar önce.
Resmin içinde çırpınmışlar.
Bu dört kadının öğrencilik günlerinde pekişmiş dostlukları, hiç kopmamacasına…
Öğrencilikler bitmiş ama dostlukları katmerleşmiş.
Birlikte yapacakları etkinliklerle seslerini duyurmak istemişler ve önce, GRUP 16’yı kurmuşlar.

Ankara, İstanbul dışında da birçok ilde sergilerin açılması, 2010 yılına gelindiğinde ise dört kafadar, GRUP DALGA’yı kurarak yeni bir yol izlemek istemişler.

İşte bu dörtlü hem kendi başlarına kişisel sergiler açmışlar, hem de küçük bir grup olarak “dalgalanmayı” kafaya koymuşlar.
İlk sergilerini, Akyaka’yı Sevenler Derneği’nin Halet Çambel – Nail Çakırhan Kültür ve Sanat Evi’nde açmışlar. Çok da mutlu olmuşlar. Kendileriyle gurur da duymuşlar.

İkinci sergilerini, ise Şubat ayı sonlarına doğru Ankara’da Cumhuriyet Kültür Merkezi’nde açtılar.
İşte bu sergiye ben de gittim.
Ve dörtlüyü yan yana, yüzleri gülerken, sergiyi gezmeye, resimleri görmeye gelenleri ağırlarken gördüm.

Grup Dalga, ortak açıklamalarında kendilerini şöyle anlatıyordu tanımayanlara:

“Biz hep birlikte bir yola çıkmış gibiydik…Çünkü Kayıhan Keskinok Hoca, bize sanatı varılan bir yer değil, hem çok ciddi hem de bir oyun olarak algılanabilecek, bitmeyen bir serüven olarak sunmuştu. Biliyorduk ki bu yolculukta her konuda hem çok çalışıp teknik yeterlilik kazanmalı, hem geçmiş hem günümüz sanat akımlarını tanımalı, ülkemiz ve Dünya’da olup bitenleri izlemeli, bu kazanılan birikimle kendimiz olabilmeyi, kendimiz kalabilmeyi başarmalıydık. Yıllarca aynı ortamlarda çalışmamıza karşın kimse kimseye benzemedi, kimse başkası olmaya öykünmeyip, kendi resmini yaptı. Tabii ki yanındakinin yaptığı işe hep saygı duyarak, yan yana olmaktan güç alıp, dostluğu yaşamaktan, birlikte yolculuk yapmaktan mutluluk ve gurur duyarak…”

Dört kadın ressamın, dört ayrı dünyayı algılamaları da var. Onlar kendi tanımlarını ve nerde durduklarını da açık yürekle anlatmaktan geri kalmıyorlar:

Aynur Pehlivanlı :
“Sevdiği her şeyin resmini yapar. Sanatta içtenlikle yapılanın, samimiyetin başarıyı getireceğine inanır. Resmini yaptığı her bir objede, anılarını tekrar yaşar. Geçmiş ile donatıp, geleceğe taşımaya çalıştığı ne varsa, bazen oyuncakları, bazen tencere, tas, tavaları arasında bir bakıma ölümsüzleştirmeye çalıştığı kedileri Kazım, Nurçin, Esma, Selami ve sokaklardakileri yaşar…”

“Ayten Timuroğlu:
Klasik, empresyonist ve ekspresyonist denemelerle geçen atölye eğitiminden sonra, kendi yolunu aramaya başlamıs, akıl ve duygunun birlikteliğinden doğan doğa çalışmaları, balıkçılar, kırsal kesim kadınlarını resmetmiş. Son yıllarda ise, incir ağacından yola çıkarak, soyut resme yönelmiş.”

Gülgün Türel:
“Renkli kişiliğinin bütün özelliklerini tuvallerine yansıtır. Nostaljik görüntüler onun renkleriyle canlanır. Kimi zaman çiçek açar, kimi zaman bir tramvayda, bir faytonda hayat bulur. Kimi zaman da horoz olur kafa tutar…”

Zahide Yükseler:
“Ruhunu yansıtmaya çalıştığı kadınlarını çizer, bozar, yeniden yapar, onlara can verene kadar!
Kadınların başları, uzun boyunlarının elverdiğince havaya doğru kalkık ve çıplak ayaklıdırlar.
Grilerle boyayıp, bir kaç yere koyduğu canlı renklerle ‘gene de güzellikler var’ demeye çalışır, yetinmez…bozar…yeniden yapar…”
İşte size Ankara’lı dört ressam kadın.
İşte onların dünyası.
Sanata yolculuklarını görmek isteyenlere adres de verelim.
Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilciliği, Ahmet Rasim Sokak’ta. Gazetenin en alt kattaki salonunda resimleri görmek mümkün.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.