“Yangın hortumu kısa kaldı”

“Yangın hortumu kısa kaldı”

0
PAYLAŞ

Olayın yaşandığı koğuşu görebilen Mahmut Çelik, CHP heyetine “Gardiyanlar yangın hortumunu çekti. 10-15 metre kısa gelince kovalarla su taşıdılar” dedi. Yanan koğuştan sağ kurtulan Abit Aytekin ise kapının önünde barikat olmadığını söyledi…

CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Muğla Milletvekili Nurettin Demir ve Gaziantep Milletvekili Mehmet Şeker tarafından 13 mahkumun yaşamını yitirdiği Şanlıurfa Cezaevi’nde yapılan incelemelerin ardından hazırlanan raporda, bir mahkumun anlatımlarına dayanarak, yangını söndürmek için çekilen yangın hortumunun 10-15 metre kadar kısa kaldığı, bunun üzerine yangını söndürmek için kovalarla su taşındığı belirtildi. Raporda, cezaevinde bulunan BDP Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Ayhan’ın Adalet Bakanlığı’nı 13 Haziran günü faksla uyardığına işaret edilirken, cezaevindeki mahkumlara günde 4 sefer soğuk su verildiği ve kavgaların bu yüzden çıktığına dikkat çekildi. Raporda, mahkumların klima alarak cezaevine hibe etme önerisine cezaevi yönetiminin karşı çıktığı kaydedildi.

Raporda, yangın çıkan koğuşta kişi başına 0.83 metrekarelik kullanılabilir alan bulunduğu belirtilirken bu alanın en az 12 metrekareye çıkarılmasının gerektiği vurgulandı.

İtfaiye yarım saat sonra gelmiş

CHP’li heyetin Şanlıurfa Cezaevi’nde yaptığı incelemelerin ardından hazırladığı raporda, heyetin yaptığı görüşmelere de yer verildi. Raporda, Cezaevi Müdürü Akif Bakan’ın yangından yarım saat sonra itfaiyenin geldiğini ve yangının kontrol altına alındığını söylediği ifade edildi.

Nöbetleşe yatıyorlar

Hayatını kaybeden İbrahim Halil Kaya’nın babası, heyete oğluyla 15 gün önce yaptığı görüşmeyi anlattı. Buna göre yaşamını yitiren Kaya’nın babasına “Nöbetleşe yatıyoruz” dediği rapora yansıdı. İnsan Hakları Derneği Şanlıurfa Şube Başkanı Cemal Baboğlu ise yaşananların bir protesto eylemi olduğuna dikkati çekerken, “Canlarına tak eden insanlar eyleme başlamıştır” dedi.

4 kez soğuk, 1 kez sıcak su

Hapishanede kalan mahkum Ayşegül Gökçe’nin, koğuşlarda hırsızlığın yoğun olduğuna işaret ederken, doktorun yeteri ilgiyi göstermediğinden duyduğu şikâyeti rapora yansıdı. Gökçe’nin aktardığı bilgilere göre, mahkumlara günde 4 kez soğuk su, bir kez de sıcak su veriliyor. Su saatleri kısıtlı olduğu için sık sık su kavgası yaşanıyor. Bulaşıkların tuvalette yıkandığının belirtildiği raporda, mahkumların, kendi klimalarını alarak cezaevine hibe etme önerisinin cezaevi yönetimi tarafından reddedildiği kaydediliyor. Bazı mahkumlar, cezaevinde çıplak arama yapıldığından şikâyetlerini iletirken bir mahkumun da, Kürtçe gazetelerin yasak olduğunu, Kürtçe mektupların ise geri döndüğünü belirttiği, raporda yer aldı.

Su hortumu yetişmedi

Olayın meydana geldiği C-15 koğuşunu görebilen, C-18 koğuşunda kalan Mahmut Çelik adlı hükümlü ise olay hakkında şunları kaydetti: “Olayı hem görüyorduk hem duyuyorduk. Gardiyanlar aniden su diye bağırdılar. Yangın hortumunu çektiler. 10-15 metre kadar kısa geldi. Kovalarla su taşıdılar. Yangın tüpleriyle müdahale ettiler. Gardiyanlar yangını söndürmek için çok çaba harcadılar.”

Barikat yoktu

Yanan koğuştan sağ kurtulan Abit Aytekin ise CHP’li heyete, “Koğuş 6 kişilikti. 12 kişi yere yatıyordu. Sünger yatakları yerden toplayıp kapının önüne yığıyorduk. Kapının önünde barikat yoktu. Ranzalar zaten yere sabit. Kapı ise zaten dışa açılıyor” dedi.

Defalarca yazdım

Hapishanede bulunan BDP’li İbrahim Ayhan ise, “Bu konuyla ilgili olarak defalarca yazdım. Acil müdahale edilmesi gerektiğini belirttim ancak dikkate alınmadı. Soda ve çiğ yumurta yasak. Koğuş veya oda değiştirilmesine izin verilmiyor. Bir doktor var. 1000’den fazla insana bakıyor” dedi.

‘Koşullar insanileştirilmeli’

CHP’li heyet şu tespit ve önerilerde bulundu:

– Kullanılabilir alan, kişi başına 0,83 metrekaredir. En az 12 metrekare düşecek şekilde koşullar insanileştirilmelidir.

– BDP’li Ayhan en son 13 Haziran günü cezaevindeki durumu Adalet Bakanlığı’na bir faksla bildirdi.

– Bağımsız bir komisyon kurulmalı. Adalet Bakanlığı bu süreçte yer almamalıdır.

– Yangın ve isyandan etkilenen mahpuslara psikolojik destek sunulmalıdır.

– Suyla ilgili uygulanan kısıtlama kaldırılmalıdır.

– Hapishanede anneleriyle birlikte kalmak zorunda kalan 0-6 yaş çocuklarına özel beslenme desteği sağlanmalıdır.

‘5 kişinin ifadeleri önemli’

Heyette bulunan Mehmet Şeker, Milliyet’e yaptığı açıklamada, yaşamını yitiren 13 kişinin otopsisine kendisinin de katıldığını belirterek, uzun yıllar hekimlik yapmış bir kişi olarak görüntülerden çok etkilendiğini ifade etti. Cesetlerden 4’ünün tanınmayacak kadar kömürleştiğini ve ancak DNA testiyle kimlik testi yapıldığını anlatan Şeker, “Birinin sadece bilekten aşağısı yanmamış, elinin üzerinde ‘Canım annem’ yazılı dövme vardı, yüreğim burkuldu” diye konuştu.

Şeker, insanların organlarının bile yandığını, bu durumun en az yarım saat-45 dakika boyunca yangına müdahale edilmediğini ortaya koyduğunu anlattı. Olayla ilgili “soru işaretleri” olduğunu belirten Şeker, aynı koğuşta kalıp tuvalete saklanarak kurtulan 5 kişinin ifadelerinin önemli olduğunu söyledi. (MERİÇ TAFOLAR- ÖNDER YILMAZ / Milliyet)

BİR CEVAP BIRAK