Yarım kalan hayaller…

Yarım kalan hayaller…

0
PAYLAŞ

Siyasetin kirli-paslı labirentlerinden kurtulup bir an için sanat ve kültür üzerine yoğunlaşayım derken, galiba aynı yönde gitmek zorunda kaldım bu kez.

Yani resim sanatı…

Yine resim.

Ve bu kez huzurunuzda Sedef Zeren.

Sedef “okullu” değil, “alaylı” ama anlatacağım yaşanmış hikayesi yarım kalan hayallerin insanları yolundan döndüremediğinin de bir kanıtı adeta.

Sedef, Bakırköy taşokulda ilk eğitimin yapmış, “Zehra Adısanoğlu adında mükemmel bir öğretmen tarafından eğitildim, nur içinde yatsın…” diyor rahmetli hocasını yadederken.

Sedef, Bakırköy Lisesinden sonra üniversite için kendisine iki alanı hedef seçmiş, tıp veya güzel sanatlar…
1977 yılı üniversite sınavlarında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kazanmış. Ancak dönemin kanlı terör olaylarından dolayı ailesi gitmesine izin vermemiş ve hayalindek mesleklerden biri olan cerrahlık suya düşmüş..

İkinci hedefe kilitlenmiş bu kez Sedef.

Ve İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü sınavlarını kazanmış. Ancak yine başbelası terör. Yine sokaklar ve üniversitelerin kan gölüne döndürüldüğü dönem. Ancak iki dönem devam edebilmiş fakülteye.

Tabii gerçekleşemeyen bir diğer hayal.

Daha sonra Hocası Temür Köran’ dan 7 yıl ders alıyor.

Resim yapmak, bu dalda ilerlemek için çaba gösteriyor.

Özetle, resim kanına tam anlamıyla giriyor.

Resim öğrenmesi hiç bitmeyecektir Sedef’in hayatında.

Hep yeni denemeler, yeni çalışmalar olacaktır.

Sedef’in çalışma hayatınde da sanatla bütünleşmesi devam eder.

Uzun yıllar sanat galerilerinde çalışır.

En son 2001 yılında İstanbul’da bir kültür sanat merkezi açar arkadaşı Şanver Dedeman ile…

Resim, heykel, takı, seramik kursları ve sanat galerisi olan bir kültür merkez haline getirirler burayı.

Ayrıca kişisel gelişim dersleri de verilir aynı merkezde..

Ancak bir süre sonra orası da maalesef kapanır.

Bu kez terör değil, ekonomik kriz hayallerini yarıda bıraktırır Sedef’in.

Ama önüne çıkan engellerden yılmaz Sedef.

Bundan sonra Sedef resim yapmaya yine devam eder.

Şimdi gelin Sedef Zeren’in kendi ağzından geçmişe dönük hayallerini süsleyen anılarını dinleyelim:

“Resim yapmanın hayatımda ne zaman yer almaya başladığından çok emin değilim, çünkü en geriye gittiğimde hatırladığım abuk subuk resimler yaptığımdı…
Ressam olan teyzemin evinde, onun resimlerine bakarak etkilendiğim kesin. Küçük bir çocukken saatlerce o resimlerin içinde kaybolduğumu hatırlıyorum.
Uzun seneler ders aldığım, çok sevgili hocam Temür Köran’ın, bende açtığı ufuk doğrultusunda hala çalışmalarım sürüyor.

Zaman zaman birlikte çalıştığım Asaf Zeki Yüksel ve Selahattin Yıldırım’ın da bana büyük katkıları olduğu kesin.”

Sedef’in resimlerimde kullandığı ve vazgeçemediği bazı renkler var ki dikkat çekici

Mesela alizarin kırmızısı, ochr sarısı gibi…

Tutku halinde bu renklere odaklanmış.

Bence isabetli bir seçim…

Figürlerini kanatlandırıyor adeta bu renkler.

Ancak bir başka özelliği var ki, diğer sanatcılarda pek rastlanılır gibi değil.

Temalar.

Genellikle çalıştığı temalar, bulutlar ve yabani dikenler.

Tabii portreler de ağırlıklı temalar arasında yer alıyor.

“Neden yaban dikenleri? Neden bulutlar” sorusuna ise bakın ne diyor Zeren:

“Yaban dikenlerini her ne kadar kadınla erkek arasına girmiş bir sembol olarak kullansam da, o bitkinin doğa ile mücadelesine hayranım…Sarp, kupkuru topraklarda yol kenarlarında, o vahşi renkleriyle öyle bir çıkarlar ki karşımıza, sanki o morlar çığlık çığlık ”gör beni ” der insana.

İşte bu avazlar beni o dikenlere hayran bırakıyor. Bir de vazgeçemediğim bulutlarım var tabii… Resimlerimde çoğu zaman o değişken, her an form ve rengi değişen bulutlara yer veririm. Kimi zaman hırçın, siyahi, patlamaya hazır, kimi zaman ılık sabah meltemi gibidirler…”

Istanbul’da yaşayan sanatcı bugüne kadar sadece üç kez sergi açmış.

En son iki sene önce Ted İstanbul Koleji’in sergilenmiş resimlerini…

Daha önce Yunus Emre Kültür Merkezi ve Sandoz Sanat Galerisinde karma sergilere katılmış…

Sedef şimdilerde hem resim yapıyor.

Hem çalakalem yazıyor.

Harika resimlerini görmek, keyifli yazılarını okumak isteyenlere www.motifler.org sanatsal haber portalına göz atmalarını tavsiye ederim

Hem de şiddetle.

Ben bu portala girdim.

Resimleri gördüm.

Görmek ne ki?

Hayallere dalıyor insan.

“Sedef kendini aşmış artık” demeden edemiyor insan.

BİR CEVAP BIRAK