Yasalara güven ve erteleme

Yasalara güven ve erteleme

0
PAYLAŞ

2000 li yıllarla birlikte başlayan yeni bir anlayış, ben yaparım, olmadı değiştiririm, olmadı uygulamaya koymam, ertelerim anlayışı hakim olmağa başlamıştır. Bu anlayış hukuk sistemini zedelediği kadar, toplumun yasalara olan güvenini de sarsmaktadır.

Bu anlayışın son örneği de, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası olacaktır. Yasa’nın önümüzdeki hafta, 30.6.2013 gününden itibaren uygulamaya geçecek, önemli düzenlemelerinin tümü, ertelenme durumunda olacaktır. O zaman şu soruyu hemen, sona bırakmadan sormak gerekiyor. Uygulamasını erteleyeceğiniz yasayı neden çıkarıyorsunuz?

10 yıl kadar öncesine dönelim ve bu süreç de ki gelişmeleri hatırlamaya çalışalım. 4857 sayılı İş Yasası 2003 yılında uygulamaya geçerken, 20 yılı aşkın süredir uygulanan, 1475 saylı İş Yasası’nın, kıdem tazminatına ilşikin bir maddesi dışında ki tüm maddelerini iptal ederek, yeni düzenlemeler getirmiştir.

Getirilen bu yeni düzenlemeler içerisinde, işçi sağlığı ve güvenliğine ilşikin yeni yükümlülükler getiren bir çok hükümlerin de yer almasıdır. İş sağlığı ve güvenliğine ilşkin, genel çerçeve çizilirken, uygulamanın daha çok tüzük ve yönetmeliklerle düzenlenmesi de öngörülmüştür.

4857 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesi ile öngörülen, özellikle iş sağlığı ve güvenliği tüzüğü ve iş güvenliği uzmanlığı ile işyeri hekmliğine ilişkin, yönetmelik düzenlenmesi konusunda, on yıla yaklaşan süreç de tam bir karmaşa yaşanmıştır. Şöyle ki, bu konuda idarenin yaptığı düzenlemeler, Danıştay tarafından yasaya uygun bulunmayarak hep iptal edilmiştir. Bu iptal gerekçelerine bakılarak, yeniden düzenleme yapılması ise, ısrarla yapılmamakda direnilmiştir. Biz yapıyoruz, Danıştay bozuyor yaklaşımı, hukuk açısından ise büyük bir eksikliğini görememenin, hedef değiştirilmesinden başka bir şey değildir. Yasa değişikliği yapılmış, buna göre yapılan düzenlemeler de Danıştay tarafından uygun görülmemiştir.

Yani, 10 yıla yaklaşan süreç de, bu Hükümet’in çıkardığı yasal düzenlemelerin öngördüğü, yasaya uygun tüzük ve yönetmelikleri, yine bu Hükümet, döneminde çıkartamamıştır. Bunun adını, önce doğru bir şekilde burada belirtelim. Ve yol haritasının yanlışlığını doğru saptayalım.

Bu gelişmeler olurken bir yandan da, sürekli olartak bu konuda, AYRI yeni yasa çıkartılması konusu, sürekli olarak gündemde tutulmuş ve günün gelişen olayları karşısında, değişikliğe uğrayan bir yasa tasarı taslağı, değişim süreci yaşanmıştır.

Ve geçen yıl, ölümlü AVM çadır yangınından sonra, Kamu uyu tepkileri karşısında bir şeyler yapıyoruz düşüncesiyle, son taslak, Bakanlar Kurulu Kararı ile Hükümet Tasarısı olarak, TBMM’ne gönderilmiştir. TBMM’nde meydana gelen ölümlü iş kazası sonrası da, birlikte de aynı saatlerde Tasarı görüşülmeğe başlanmıştır.

30 Haziran 20l3 günü, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürrlüğe giren, bu 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası’nın yürülüğü, 4 aşamalı olarak yasalaşmıştır. İlk aşama yasanın yürürlüğe girdiği tarihdir. Bundan sonra, bazı yönetmelikler çıkartılmışsa da, daha yürürlüğe girmeden değişikliğe uğramıştır. İkinci aşama, 1.1.2013 de yürürlüğe girerek, yasa biraz işlerlik kazanmağa başlanmışa da, eleştiriler de yoğun olarak gündeme gelmiştir. Yasa’nın kamu görevlileri dışında kalan, kısmı 30.6.2013 de yürürlüğe girecektir. Dördüncü aşama da, daha ileride 1 yıl sonra yürürlüğe girecektir.

Yasa çıkalı 1 yıl olmuştur. Ancak, yasanın yürürlüğü ile ilgili önemli bir düzenleme olan, işyeri hekimliği ile ilgili düzenlemenin daha taslağı bile ortada yoktur. Var olan bir taslağında, Bakanlığın çalışması ile ilgili olmadığı belirtilmiştir. Ve 30.Haziran 2013 de 3. aşama yürürlüğe girecektir.

14.6 2013 günü, AKP Niğde Milletvekili Alpaslan Kavaklıoğlu ve arkadaşları tarafından Yasa teklifi verilmiştir. Yeni bir TORBA yasa olarak adlandıracağımız bu teklif, bir çok yasa da değişiklikler yapmaktadır. 46 maddeden oluşan bu Teklif’in 43. maddesi ise, İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası ile ilgilidir.

Ve bu yeni bir erteleme yasasıdır. Yasa teklifi, 30.6.2013 den sonra yürürlüğe girecek düzenlemeleri, yine üç aşamalı, altı ay, 2 yıl ve 4 yıl olmak üzere uygulamaya geçişi, ertelemeyi öngörmektedir.

Maddenin gerekçesi ise, İKİ SATIR’dan ibarettir. “Uygulamada yaşanan sorunların giderilmesini teminen İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun yürürlük maddesinde değişiklik yapılmaktadır.”

Yasa daha yürürlüğe bile girmeden, sorunların ortaya çıktığı açık olarak kabul edilmektedir. Ama bunlar nedir bunları açıklama gereği ise önemli bulunmamaktadır.

Önümüzdeki günlerde bu yasa teklifi hemen kabul edilip, yürürlüğe girecek ve uygulma ertelenecektir. Ama bir şeye lütfen ama lütfen dikkat edelim, sadece bir örnek, 10 yılı aşkın süredir İşyeri Hekimleri ile ilgili bir YÖNETMELİK düzenlemesi bile yapılamamıştır. O zaman YÖNETMELİK çıkarır gibi YASA çıkarıp değiştirme uygulamasından vazgeçeme zamanı daha gelmemişmidir.

İlgililere ve yetkililere burada açık çağrı.

1. Bu Yasa’nın tümü, yürürlükten kaldırılmalıdır.

2. 4857 sayılı İş Yasası ‘na dönülmesiyle, bu Yasa’nın öngördüğü düzenlemeler yasaya uygun yapılmalıdır.

3. Bu uygulama süreci içinde, iptal edilen yasa hükümleri ve uygulama yeniden değerlendirilmelidir.

4. Yeni düzenlemenin, mutlaka ve mutlaka, İş Yasaı’nda ayrı yeni bir iş yasası olarak değil, yasa içinde ayırmadan, bölmeden yapılmalıdır.

5. Burada yükümlülükler ihale edlmekden vazgeçilerek, farkındalık, bilgilendirme, eğitim ve etik değerler oluşturma, ceza verme düzenlemesinin önüne geçerek gerçekleştirilmelidir.

6. Üniversitelerden başlayarak, ders programlarondan, bölüm açılmlarına varacak şekilde, eleman yeştitirilmesi planlanmalı, bazı kişi ve grupların kurs açmasına, sağlık ve güvenlik terkedilmemeli, bırakılmamalıdır.

7. Büyük kazalar ve uygulmadaki sorunlara ilişkin, sadece denetim değil, inceleme ve araştırma sonuçları ve yargı kararlarını da içerecek şekilde, aynı sonuçları, yeniden yeniden yaşamamak için, önlemler geliştirilmeğe bir yerden başlanmalıdır.

8. İşveren kuruluşları, dernekleri, birlikeri, sendikaları, bu düzenlemelere, ceza bakış açısının dışına çıkarak, sorunlara yaklaşıp, çözüm için politikalar üretmeğe başlamalıdır.

9. İşçi sendikalarına gelince, ne diyeyim, işe bu konularda uzman yetiştirme ve örgütlü oldukarı işkolu ve işyeri gerçeklerinden hareketle, çözüm arayışlarına yönelinse, çok şey mi istenmiş oluyor.

Burada 9 madde de duralım. 9 doğru, dokuz köyden kovulmayı gerektiriyor. Ama 10. köy mutlaka var. Ve biz bu konuda dilimizin döndüğü, aklımızın yettiği kadar, 10 yıldır, bunları en yetkililerden başlayarak, her platformda yineliyor, yazıyor ve söylüyoruz.

Bu yolda devam ediyoruz. Birileri duyar diye.
____________________

* İstanbul. 25 Haziran 2013 Salı. ismail.bayer1@yaho.com

BİR CEVAP BIRAK