Yeni havalimanı çamur ve kumun üzerine inşa edildi!

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Türkiye’nin önemli toprak ilmi ve ekoloji uzmanlarından Prof. Dr. Doğan Kantarcı taşınma işlemi başlayan İstanbul Havalimanı konusunda bir kez daha uyardı: “Atatürk Havalimanını kapatılamaz, çünkü 3. havalimanı uygunsuz koşullar yüzünden verimli çalışamaz!”

İstanbul’un yeni havalimanına taşınma işlemi bu gece yarısından itibaren başladı. 6 Nisan Cumartesi gecesi sona ermesi planlanan ‘büyük taşınma’ öncesi Türkiye’nin önde gelen toprak ilmi ve ekoloji uzmanlarından Prof. Dr. M. Doğan Kantarcı’dan dikkat çeken uyarılar geldi. İstanbul’a üçüncü bir havalimanının ihtiyaç olduğunu ancak yer seçiminin son derece yanlış olduğuna dikkat çeken Kantarcı, havalimanı için seçilen alanda kömür çukurlarından oluşan 70 civarında göl olduğunu belirtti. Derinliği 60 ila 120 metre arasında değişen bu gölerin dibinin cıvık çamurla dolu olduğunu dile getiren Kantarcı, taşla doldurulan arazinin önce yandan kabardığını ve bunun üzerine zeminin kazılarak kot seviyesinin 60 metre düşürüldüğüne işaret ederek, deniz kumu ile doldurulan arazi konusunda uyardı: “Deniz kumu dişli kum değildir. Keçi ayağı ile sıkıştırmak zorundasınız. Yağış sularını sızdırma ile uzaklaştırma ve yüksek araziden gelen suyu da bir kuşaklama kanalı ile akıtma projesi iyi bir mühendislik çalışmasıdır. Galiba bir yanlış yapıldı. Sıkıştırılmış kum, yağış sularını yeterli hızda sızdıramadı. Fazla su yüzeyde toplantı, alandaki alçak yerleri su bastı. Uygun olmayan koşullardan dolayı havalimanı verimli olarak çalıştırılamaz. Olay, rant artı kanal bileşimi bir girişimi işaret ediyor.”

İnşaatına başlandığı günden bu yana tartışmaların odağında olan İstanbul’un yeni havalimanına taşınma işlemi bu gece yarısından itibaren başlayacak. Mayıs 2013’te Cengiz-MAPA-Limak-Kolin-Kalyon Ortak Girişim Grubu’na verilen ihalenin ardından, ortakların kurduğu İGA (İstanbul Grand Airport) şirketinin inşa ettiği İstanbul 3. Havalimanı, eksikliklere rağmen 29 Ekim 2018’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı taşıyan uçağın inmesinin ardından düzenlenen törenle açılmıştı.

UÇUŞLAR 7 NİSAN’DA BAŞLAYACAK

Yılda 200 milyon yolcu kapasitesi olacağı öne sürülen yeni havalimanında, daha önce 1-3 Mart olarak açıklanan ancak ertelenen taşınmanın gerçekleşmesinin ardından 7 Nisan’da yurt içi ve yurt dışı uçuşları başlayacak.

PROF. DR. KANTARCI: ‘ATATÜRK HAVALİMANI KAPATILMAMALI’

Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Bu bir havalimanı değil, zafer anıtı” diye tanımladığı, “Dünyanın en büyük havalimanı” olarak tanıtılan projeye yönelik bilim insanlarının ve meslek odalarının başından bu yana yönelttiği eleştiri ve uyarılar bitmedi. İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Toprak İlmi ve Ekoloji Anabilim Dalı Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. M. Doğan Kantarcı, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede yeni havalimanının seçilen arazi ve iklim koşullarından dolayı verimli çalışamayacağını öne sürerek Atatürk Havalimanı’nın kapatılmaması gerektiğini dile getirdi.

‘BÖLGEYİ AĞAÇLANDIRMIŞTIK, BİRDEN HAVALİMANI ORTAYA ÇIKTI’

Geçmişte kömür ocakları bulunan yeni havalimanı arazisinin bir bölümünde tahrip edilen araziyi iyileştirmek için bu alanda 1989’da ağaçlandırma çalışması yürüten Prof. Dr. Kantarcı, araziye uygun 26 türü denediklerini, bu türlerden üçünün başarılı sonuç verdiğini anlattı. Sahil çamı, fıstık çamı ve salkım ağacı dikimi yapılan arazideki iyileştirme çalışmasının büyük bir başarıyla sonuçlanmasının ardından bölgedeki diğer kömür işletmelerinin de ağaçlandırma yapmak için Orman Genel Müdürlüğü’ne başvurduklarını dile getiren Kantarcı, “Ama birden bire buraya havalimanı yapmak, yanına da İstanbul kanalı açmak saçmalığı ortaya çıktı” diye konuştu.

‘ARAZİDEKİ ÇAMUR GÖLLERİNİN ÜZERİNE DENİZ KUMU SERİLDİ’

Yeni havalimanının yetersiz arazi ve iklim bilgileri ile yetersiz sondaj verilerine dayandırılan bir girişim olduğunu ileri süren Kantarcı, bölgenin arazi yapısı hakkında şu bilgileri verdi: “Havalimanı inşaat alanında 70 tane göl vardı. Ama bunlar göl değil, derinliği 60 ila 120 metre olan, içi çamur dolu kömür ocağı çukurlarıydı. Üstte 1-2 metre su birikmişti. Önce suyu boşalttılar, altındaki çamuru gördüler. Taş doldurmak istediler, arazi yandan kabardı. O zaman pliosen materyalini kazıp taşıdılar, kot 60 metre düşürüldü. Özel bir gemi getirip deniz kumunu karaya püskürttüler. Bir kum kütlesi oluştu. Beton akıtma kanalları yaptılar, araziyi basamaklı havzaya dönüştürdüler. Geçirimsiz plastil ile kapladılar. Deniz kumunu açılan araziye serdiler. Grayder ile düzlediler, keçi ayağı ile sıkıştırdılar.

‘SIKIŞTIRILMIŞ KUM YAĞIŞ SULARINI SIZDIRAMADI’

Deniz kumu farklı boyutta ve köşeleri aşınmış yuvarlak kumdur. Dişli kum değildir. Keçi ayağı ile sıkıştırmak zorundasınız. İri gözeneklerin önemli bölümü orta gözeneklere dönüşür. Kumun sızdırma hızı azalır. Yağış sularını sızdırma ile uzaklaştırma ve yüksek araziden gelen suyu da bir kuşaklama kalanı ile akıtma projesi iyi bir mühendislik çalışmasıdır. Galiba bir yanlış yapıldı. Yüksek yağış miktarlarını ya hesaba katmadılar yahut da Kumköy Meteoroloji İstasyonunun ölçmeleri ile hesap yaptılar. Sıkıştırılmış kum yağış sularını yeterli hızda sızdıramadı. Fazla su yüzeyde toplantı, alandaki alçak yerleri su bastı.”

‘TABAN MATERYALİ SAĞLAM DEĞİL’

İçi çamurla dolu derin çukurların üzerine materyal dökülerek sağlam bir inşaat tabanı oluşturulamayacağına işaret eden Prof. Dr. M. Doğan Kantarcı, yapılan dolgunun oturmasının uzun yıllar alacağını dile getirdi. Arazide yapılan dolgunun, alandan güney yönündeki barajlara ve batı kesiminde yer alan Durusu Gölüne yönelik yer altı suyu akışını bozacağını ve suları kirleteceğine değinen Kantarcı, ayrıca zeminde bulunan miyosen tortulun esnek bir malzeme olduğunu belirterek, “Miyosen kil tortuları kaya değildir, yumuşaktır. Diğer bir deyimle taban materyali sağlam değildir. Arazinin bu yapısına göre ve Karadeniz üzerinden gelen fırtınalar göz önüne alındığında; buraya hava alanı yapılamaz. Yapılsa da devamlı ve güvenli çalıştırılamaz” görüşünü dile getirdi.

‘ATATÜRK HAVALİMANI KAPATILAMAZ’

Dünyanın havayolu rotaları üzerinde önemli bir transit yolcu merkezi olan İstanbul’un üçüncü bir havalimanına ihtiyacı olduğunun altını çizen Prof. Dr. Kantarcı, Çorlu ve Silivri seçeneklerini irdelemeden kuzeyde ve aynı uçuş rotası üzerinde bir havalimanı inşa etmenin Atatürk Havalimanını mecburen iptal etmek anlamına geldiğini belirtti. Bunun özel bir amaca hizmet ettiği görüşünü savunan Kantarcı, “İstanbul’a üçüncü bir hava limanı gereklidir. Ama bu hava limanı Yeşilköy Atatürk Havalimanı ile aynı yaklaşım rotasında olamaz. Atatürk Havalimanı kapatılamaz. Uygun olmayan koşullardan dolayı 3. havalimanı verimli olarak çalıştırılamaz. Olay, rant artı kanal bileşimi bir girişimi işaret ediyor” dedi.

2,5 MİLYON AĞAÇ KESİLDİ

Yeni havalimanı projesinin ÇED raporunu da inceleyen Prof. Dr. Doğan Kantarcı, toplam 8310 hektar (83.100 dönüm) araziden oluşan alanda bulunan toplam 2 milyon 513 bin ağacın kesildiğini savunarak, ÇED raporunda yer verilen yaklaşık 2 milyon ağacın taşınacağı vaadinin lafta kaldığını dile getirdi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.