Yok Dedemin Sohbeti

Yok Dedemin Sohbeti

0
PAYLAŞ

Bazen “Kör”
Bazen “Hafız”
Bazen de “Kör Hafız Edip” olarak anılan dedemle sohbet etmeye bayılırdım çocukluğumda ve ilk gençliğimde…
Bazen, atına adını verecek kadar çok sevdiği “Toros” yaylaklarını,
Bazen de sırtına palan diktiği eşekleri anlatırdı…
İlginçtir ki,
Ne onun tek gözünün körlüğü
Ne de Hafız çocuğu olması…

Ne Toros’u,
Ne de Toros’uyla arşınladığı dağlar kendisine kalıcı bir lakap kazandırdı…
Ona lakap kazandıran tek şey, bir eşekti…
Daha doğrusu, o eşeğin sırtına diktiği palandı:
“Palancı Edip”…

Bayılırdım onun, sırtına kazandırdığı lakabına sahip çıkmak için gösterdiği çabaya…

Geçenlerde Palancı Edip’e günümüzde yaşanan, işte TEKEL işçileri, itfaiyecilerin sulanması gibi gelişmeler hakkındaki görüşlerini sordum. Sanki beni bekliyormuş gibi, başladı anlatmaya.

Bir çoban varmış Toros yaylaklarının birinde…

Gel zaman git zaman, sürü sahibi ölmüş.

Ölünün varisi çokmuş…
Sürüyü bölüşmüşler 5’er 10’ar.

Varislerin tamamı sürüyü yeni seçilen muhtarın inisiyatifine bırakmışlar…
Muhtar da, sürünün büyük bir kısmını başka köydeki bir alıcıya satmış.
Kalanına da başka bir köyden çoban bulmuş.

Köyün çobanı kalmış mı işsiz…
1 gün…
1hafta…
1 ay…
1 yıl…

Dayanmış çoban muhtarın kapısına:
“İşim elimden alındı muhtar, evdekiler aç!” diyerek.
Muhtar çıkışmış:
“Yaptığın bir iş yoktu zaten, yan gelip yatıyordun… Bunca sene aldığın paraya say.”
“Muhtar… Muhtar” demiş Çoban. “Kaç kuşaktır bu yaylağın koyununu keçisini gütmüşüz biz; benden koyun olmamı bekleme… Ben açlıktan bahsediyorum; sen, yediğine say, diyorsun… Söyle bakalım, bu sürü olayından sen ne kadar yedin? Benim anam ağlıyor evde!” demiş.
Muhtar ağzındaki köpüklerle çıldırmış gibi bağırmış; “Ananı da al git, yoksa …”
“Gidiyorum, ama sandık kurulduğunda geleceğim… Hem de anamla” demiş Çoban.
“E, sonra” diye merakla sordum.
Ne olacak, muhtar daha çok oyla yeniden seçilmiş.
“Çobana ne olmuş peki?”
“Ne olacak sanıyorsun, Muhtarın rahat çalışmasını engellemekten 2 yıl önce tutuklanmış, hâlâ yargılanmayı bekliyormuş.”
“Kafa yapma ya dede…”

BİR CEVAP BIRAK