YÖK sponsorluğundaki panele, Londra üniversitesi SOAS “YÖK’tür” dedi

YÖK desteği ile Türkiye’den akademisyenlerin Londra’da Suriyeli akademisyenlerin entegrasyonunu konu alan paneline ev sahipliği yapması beklenen Londra’nın saygın üniversitelerinden SOAS (The School of Oriental and African Studies – Doğu ve Afrika Çalışmaları Okulu) Türkiye’deki hükümetin akademisyen ve öğrencilere yönelik baskıları nedeniyle iptal etti.

Londra’da bulunan, çok kültürlülüğe önem veren programlarıyla tanınan ve kütüphanesiyle meşhur olan SOAS’ta Anadolu Ajansı, TRT, YÖK, Yunus Emre Enstitüsü, Türkiye Londra Büyükelçiliği ve THY’nin de sponsorluğunda bir panel düzenlenecek olması Yurtdışındaki Barış İçin Akademisyenler Dayanışması ile Türkiye Halklarıyla Dayanışma Kampanyası’nın (SPOT) tepkisini çekmişti.

“Sığınmacı Krizleri ve Akademik Mirasın Yüksek Öğretim Yoluyla Geleceğe Taşınması (Refugee Crises & Carrying the Academic Heritage to the Future Through Higher Education)” başlıklı panelin yapılmasının beklendiği 11 Haziran’da SOAS Brunei Gallery’nin kapısına SOAS yönetiminin “iptal” duyurusu asıldı.

Panele ODTÜ Rektörü Verşan Kök, Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Mehmed Özkan, İstanbul Üniversitesi’nden Ayşegül Komşuoğlu Çıtıpıtıoğlu’nun da katılması bekleniyordu. Programa göre Kök ve Özkan, “Sığınmacıların Yüksek Öğretim Sistemine Entegrasyonu: Biz Bunu Nasıl Yapıyoruz? Türk Üniversitelerindeki En İyi Örnekler” başlıklı bir sunum da gerçekleştirecekti.

“SAMİMİYETSİZ VE İKİYÜZLÜ BİR PANEL”

Yurt dışında yaşayan Barış İçin Akademisyenler Dayanışması ise SOAS’a hitaben kaleme aldıkları “Akademik Özgürlük, Otoriteryanizm ve Türkiye” başlıklı açık mektupta, son yıllarda Türkiye’de akademiye karşı baskı ve saldırılara işaret ederek, SOAS’ta yapılması planlanan “samimiyetsiz” panelin iptal edilmesini istemişti. SPOT da “İkiyüzlü” diye nitelediği paneli ağır bir dille eleştirmişti.

İngiltere’deki Yüksek Öğrenim Elemanları Sendikası (University and College Union – UCU) ile SOAS Öğretim Üyeleri’nin “samimiyetsiz” değerlendirdikleri panelin yapılmaması için SOAS yönetimini bilgilendirdikleri öğrenildi.

İptal sonrasında gazetemize görüş bildiren Barış İçin Akademisyenler Dayanışması’ndan Prof. Dr. Mehmet Uğur, panelin iptal edilmesinden memnun olduklarını belirterek, “İngiltere’deki akademik çevreler örnek bir dayanışma göstermiştir” dedi.

Prof. Dr. Uğur, “Temmuz 2016’daki darbe girişiminden bu yana 6 bin üniversite çalışanı tasfiye edildi ve 15 üniversite kapatıldı. Bu kişilerin birçoğunun kamuda istihdam edilmesi kalıcı olarak yasaklandı ve pasaportları iptal edildi. Daha şoke edici olanı şu ki, o günden bu yana 70 bin öğrenci cezaevinde. Bu tasfiyelere ve öğrencilere karşı atılan adımlara hem YÖK hem de üniversite rektörleri doğrudan dahil oldu. Bütün bu yapılanları yurtdışındaki akademisyenler unutmayacaklar” diye devam etti.

SPOT’tan Oktay Şahbaz da İngiltere’deki akademik çevrelerin duyarlılığına teşekkür ederek, “Türkiye’de hükümet kendi akademisyenlerinin sesini kısıyor, işine son veriyor, pasaportlarına el koyuyor, başka ülkelerde sığınmacı yapıyor. Bütün bunlara rağmen Suriyeli akademisyenleri entegre ettiği savıyla üstelik akademi ve basının göreceli özgür olduğu Londra’da iki yüzlü bir panel düzenliyor. Panelin iptali son derece doğru ve akademik çevrelere yakışan bir karardı. Örnek bir dayanışma sergilendi” diye konuştu.

MART’TA DA IŞILDAK KONSERİ İPTAL EDİLMİŞTİ

Londra’da Uğur Işılak ve şair Serdar Tuncer’in 26 Mart gecesi Hackney Empire’da sahneye çıkacağı “Şiir, Türkü, Türkiye” etkinliği demokratik kurum ve derneklerin şikâyeti üzerine iptal edilmişti.

Serdar Tuncer sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, bugünkü konserin bazı grupların şikâyet ve tehdidi nedeniyle Hackney Empire tarafından iptal edildiğini belirterek, “Ey Londra, sevsinler sizin demokrasi ve özgürlük anlayışınızı” ifadesini kullanmıştı.

Konser Salonu Hackney Empire’dan yapılan açıklamada ise “dengeli ve açık diyaloğa inandıkları” ve “platformun toplulukları incitmesine ve endişelendirmesine bilerek izin veremeyecekleri” belirtmişti.

Sosyal medyada konsere ilişkin eleştirilerde de “Irkcı, faşist türkülerini, nefretlerini üzerimize kusmak için burnumuzun dibine kadar gelmişler” denilmişti.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.