Yoksulluk bitiyor mu?

Yoksulluk bitiyor mu?

0
PAYLAŞ

Kim ne derse desin, bunlar bu işi biliyor.
Öyleydi, böyleydi hava. İcraat var mı ona bakacaksınız. Baktık, var mı, var… Hem de her alanda.
Geçtiğimiz hafta Türkiye’deydim. Anlata anlata bitiremiyorlar: “10 yıl içinde eski çürümüş statüko yıkıldı, yepyeni çağdaş bir yapı oluşturuldu. Bundan sonra gelen hükümetlerin işi kolay…”
TC Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın lafını esirgememesinin kendisine biraz oy kaybettirdiğini, daha ılıman bir tavır sergilemesi halinde AK Partinin yüzde 70’in üzerinde oy alacağını söylüyorlar.
Söylenenler yabana atılacak gibi değil çünkü Türkiye sosyal devlet olma yolunda hızla ilerliyor. Sağlık sisteminde, eğitim sisteminde gerçekleştirilen reformların yanında şimdi en büyük reform olan sınıf farkının kaldırılması yönünde önemli adımlar atıyor Türkiye.
TC Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin sosyal medyadan seslenmiş dün. Takipçisi olduğum Şahin yoksullukla mücadelede başvuru odaklı değil, kimin ihtiyacı varsa devletin onun yanında yer alacağı, hizmet odaklı bir sistemi oluşturduklarını söylüyor. Yoksulluğu yeniden tanımlayıp kademeli olarak puanladıklarını kaydeden Şahin; “Yoksullukla mücadele politikalarımız sayesinde sosyal adaleti sağlayan, yoksullukla mücadele eden bir Türkiye var. Bugün en zengin yüzde 10’la en fakir yüzde 10 arasındaki fark 12 kata düştü. Amacımız 2023 vizyonunda günlük 4 doların altında hiç kimsenin kalmamasıdır. Başvuru odaklı değil, kimin ihtiyacı varsa devletin onun yanında yer alacağı hizmet odaklı bir sistemi oluşturuyoruz” diyor.
Amaçlarının zengin ve fakir arasındaki farkı en aza indirebilmiş bir Türkiye olduğunu ifade eden Şahin, bu projeyle birlikte 259 milyon 534 bin 250 lira ödeme yaptıklarını söylüyor.
Fatma Şahin’in söyledikleri tamamen doğru. AK Parti hükümetinin bu konuda ciddi ve gözle görülür adımlar attığını her Türkiye ziyaretimde bizzat görüyorum. Şimdi “bize ne Türkiye’den” diyenler olacak ama bu icraatlar örnek alınmalı diyorum.
Neler mi bu icraatlar?
Örneğin; eşi vefat eden, sosyal güvencesi olmayan ve muhtaçlığı onaylanan kadınlara yardım uygulaması başladı.
Yaşlı anne babasına veya elden ayaktan düşkün herhangi bir yakınına bakan kişilere aylık 600 lira ödeniyor.
İkinci el mağazaları kuruldu. Kişiler giymedikleri giysileri bu mağazalara götürüyor. İhtiyacı olanda o mağazaya gidip beğendiğini alıyor. Para mara ödeme yok…
Yaşlılara hasta bakımı, temizlik hizmetleri, odun kömür, yakacak, yiyecek yardımı gibi konular ise belediyelerin. Hemen hemen tüm belediyeler bir telefonla bu hizmetleri götürüyor.
Bir başka örnek uygulamada öğrenciler için. Ankara Üniversitesi Cebeci Kampüsü’ne (Hukuk Fakültesi-Siyasal Fakültesi ve İletişim Fakültesi) yakın bir yerde öğrenciler için çamaşırhane kurulmuş. Öğrenciler sadece öğrenci belgelerini gösterip çamaşırlarını ücretsiz olarak yıkatabiliyorlar.
Bu saydıklarım bizzat gördüklerim. Şimdi eğri oturup doğru konuşalım, eşitlik ve adalet kavramlarıyla doğrudan ilgili olan sosyal adalet kavramının şu veya bu partinin eliyle hayata geçirilmiş olması fark eder mi?
Dünyadaki vahşi kapitalist ekonomik yapının giderek ivme kazandığı günümüzde AK Parti hükümetinin sosyal adalet anlamında attığı bu adımları yadsımak mümkün değil. Ne var ki, “Komşusu açken tok yatan bizden değildir” diyen bir dine inananın adil düzene karşı çıkacağını sanmamakla birlikte siyasetin bu güzellikleri görmemize engel olabileceğini düşünmekteyim.
Umarım yanılırım…

BİR CEVAP BIRAK