Yıpranma veya yuvarlanma…

İktidarlar sanıyorlar ki « hizmetleri iyi yaparsam, halkın refahını yükseltirsem, fakir fukara ve gurebaya nohut-makarna dağıtırsam koltukta kalma sürem uzar. »
Kesinlikle yanlış.
İktidar gücünü eline geçirenlerin kadroları, çevresi, akil adamları ve partideki üst görevlileri de insan ve onlar da hata yaparlar.

İlk başlarda dikkatlidirler.
Cicim aylarında daha cevvaldirler.
Olgunluk evresinde fazla titizdirler.
İkinci döneme gidilirken vites yükseltilmesinden yanadırlar..
Birinci dönem geride kalınca artık yorulma işaretleri görülür.
Dönem sonu gelmeden de altlarındaki zeminin kaydığını görürler ama inanmak istemezler.

Bu şu demektir :
Yıpranma başlamıştır.
Tepeden aşağı yuvarlanma süreci devreye girmiştir.

Bakın geçmişe, bütün bunlar ayniyle vakidir.
İnönü.
Demirel.
Özal.
Çiller.
Mesut Yılmaz…
Ve Ecevit…

Ara rejim-kara rejim ve askeri yönetimlerdeki başbakanları geçiniz.
Seçilmişlerin hepsi ama hepsi üçüncü dönemi bulamadılar, seçilemediler ve de iktidar gücünü kaybettiler.

Onun için Başbakan Erdoğan’ın şu günlerde basınla kavgası ve işi daha da ileriye  taşıyıp, Kasımpaşalı bıçkınlığının nüksetmesi bundandır.
Onun için AK Parti tepe yönetimleri Başbakan Erdoğan’a yanlış bilgi ve belge verip yuvarlanmasını hızlandırmaktadırlar.
Bilerek değil.
Bakamadıklarından değil.
Bakıp da göremediklerinden.
İyice yorulduklarından.
Ve eleştirilere tahammülleri kalmadığndan.

Diğerlerinden farkları şu AK Parti iktidarının.
Yakın akraba ve taallukatı yüzünden hiç bir zaman- bir iki ayrıntı hariç- basının diline düşmediler.
Babalar ve oğulları arasındaki ilişkiler sıkı ve gizli tutuldu.
Fazla bilgi sızması olmadı.
İyi korundular.
Çevrelerinden de basına aleyhte haber sızması olmadı.
Bu bir başarıdır.
Ketumiyetin işe yaradığının işaretidir.

Ne Demirel’in yeğenleri.
Ne Özal’ın oulları, kızı ve davulcu damadı.
Ne Tansu Çiller’in kocasının devlet işlerine burnunu sokması, ihalelerde rol üstlenmesi.
Hiç biri ve benzeri şeyler yaşanmadı.

Bu yönetim belki de en önemli olan şeyi yaptı.
Biz farketmedik fazla.
Kolllarını kırdılar belki de… Yen içinde kaldı bu kollar. Biz farkedemedik.

Şimdi ise yorgunluk, yanlış yönlendirilme ve zamanın gelmesi nedenleriyle yuvarlanmaya başladılar.
İktidar « kaybetme burcuna » girmek üzere…
Üstelik globak kriz bu yuvarlanmayı hızlandıracak.
Genel seçimlere çok fazla zaman kalmadı denebilir.
Hele Marttaki  yerel seçimler geçsin..
Nısan ve Mayıs’ın bulalım görürsünüz.
Yaz aylarında genel seçimleri konuşuyor olursak şaşmayın..
Ben şaşmayacağım.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.