Yörükler’den devlete ‘yok oluyoruz, önlem alın!’ çağrısı

Yörükler’den devlete ‘yok oluyoruz, önlem alın!’ çağrısı

0
PAYLAŞ

Görüntüleyip arşivleyerek Yörükler yaşatılamaz…

Konya’nın Çumra ilçesinde düzenlenen Yörük çalıştayının sonuç bildirgesinde, bu köklü kültürün belgesel ve envanter amaçlı video kayıtlarıyla korunamayacağı belirtilerek önlem alın çağrısı yapıldı.

YÖRÜKLER KONYA’DAN DEVLETE İMDAT ÇAĞRISI YAPTI

Konya’nın Çumra ilçesinde Sarıkeçililer Derneği tarafından gerçekleştirilen ve çok sayıda Yörük derneğinin katıldığı çalıştayda, Anadolu’nun kültürel köklerinde ve Türklerin bu coğrafyayı yurt edinmesinde önemli bir yeri olan Yörükler’in giderek daralan yaşam alanlarına dair sorunlar tartışıldı.

BİZİ ARŞİVLEMEYİN, YAŞATIN!

Sarıkeçililer Derneği Yörük Çalıştayı başlığıyla gerçekleştirilen çalıştayın sonuç bildirgesinde, yaşayan bir kültür olmasının yanında canlı ve seyyar müze olarak sürdürülen Yörüklerin sosyal yaşamının belgeseller ve envanter amaçlı video kayıtlarıyla korunamayacağının altı çizilerek, “bu kültürü arşivleme yerine yaşanan bir hayat tarzı olarak devam ettirilmesinin daha gerçekçi olacağı konusunda fikir birliğine vardık” denildi.

GÖÇERLİK KONUSUNDA İMTİYAZ TANINSIN

Yörüklerin varlıklarını sürdürebilmeleri için Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın öncülüğünde, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Orman Bakanlığı ve ilgili diğer bakanlıklara yönelik taleplerin sıralandığı çalıştay sonuç bildirgesinde, Sarıkeçili, Karaevli, Haytalar, Tekeli, Honamlı, Bozdoğan ve Menemenci gibi Yörük oba ve oymaklarının her birinden belirli bir sayıda çadıra göçerlik konusunda imtiyaz tanınması talep edilerek, “tanınmalıdır ki bu aşiret ve oymaklar isimleriyle beraber cisimleri ile de varlıklarını devam ettirebilsinler” görüşü dile getirildi.

MOTORLU TAŞITLARLA GÖÇ HAYVANLARI ÖLDÜRÜYOR

Orman işletmeleri veya özel kişiler tarafından yapılan eski göç yollarının, işaret taşları gibi duran Yörük mezarlıklarına bakılarak yeniden ulaşıma açılması istenen bildirgede, hayvan sürülerinin de asfalttan uzakta güvenli bir şekilde seyahat ettirilmesi talep edilerek, “Yörük hayvanını motorlu vasıtalarla taşıyarak ani iklim değişikliği sebebiyle kaybetmemelidir. Göçerlik zor bir hayattır. Buna rağmen bir Yörük ailesi bu kültür mirasımızı devam ettirmek istiyorsa devlet tarafından turizm teşvik fonu gibi bir kaynaktan teşvik ve kredi imkânları verilmelidir. Ayrıca yayla ve kışlak yerlerinde yurtluklar tahsis edilmelidir. Ve bu yurtluklardan her ne ad altında olursa olsun kira alınmamalıdır” ifadelerine yer verildi.

KARAKEÇİ ORMANIN DÜŞMANI DEĞİL, DOSTUDUR

Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın karakeçiyi orman düşmanı değil, orman dostu olduğunu kabul etmesi gerektiğine işaret edilen bildirgede, “zira karakeçi orman alanlarındaki ‘yangına duyarlı bölge’ ilan edilen yerlere serbestçe girebilse, orman altı örtü yangınlarına sebep olan küçük otları ve çalıları yiyerek, yere dökülen yaprakları da ezerek yangın malzemesini ortadan kaldıran en doğal yangın engelleyicisidir. Bu durumun pilot bölge uygulamalarıyla kanıtlanmasında fayda vardır. Ayrıca 24 saat uyanık olan Yörüklere sınırlı bölgelerde Orman muhafaza sorumluğu verilmelidir. Zira Yörük çadırının yakın çevresinde orman yangını olduğu görülmemiştir” denildi.

DEVLET YÜRÜKLERE SORUMLULUK VERSİN

Nesli tükenmekte olan canlılar nasıl korunmaya alınıyorlarsa, yaşayan bir kültür varlığı olarak Yörükler ve kendine özgü keçi türleri ve develerinin de korumaya alınması gerektiği ifade edilen bildirgede, ayrıca şu görüşlere yer verildi: “devlet Yörük kültürünü korumak için yukarıda saydığımız imtiyazları tanıdıktan sonra onlara da sorumluluklar vermelidir. Onların da otantik bir biçimde yaşamalarını zorunlu kılmalı, motorlu araçlarla göçe izin vermemeli ve kara çadırdan başka tür çadır kullanmalarına müsaade etmemelidir.

YÖRÜK ÇADIRLARI ZİYARETE AÇILSIN

Türkiye’nin her bölgesindeki Yörüklerin yaz ve kış göç zamanlarında, yerli ve yabancı turizme katkı sağlamak amacı ile tur ekiplerine açık olmalı ve yaklaşık 3–5 konaklık mesafeye kadar yerli yabancı turistler onlarla birlikte olabilmelidir. Yörük çadırları ziyaretçilere ev sahipliği yapabilecekleri şekilde düzenlenmelidir.

GÖRÜNTÜ ARŞİVLEYEREK YÖRÜK KÜLTÜRÜ YAŞATILAMAZ

Yapılan kayıtların ve çekilen arşiv görüntülerinin bin yıl sonrasına değil yüz yıl sonrasına bile bu kültürü aktarmaya yeterli olmayacağını düşünüyoruz. O tür arşiv malzemeleri kim bilir hangi tozlu raflarda kalmaya mahkûm olacaktır. Bu sebeple Yörük kültürünü canlı tutmanın yolunun onları desteklemek ve yukarıda sıraladığımız imtiyazları ve benzerlerini onlara sunmak olduğuna inanıyor. Bu ve benzeri öneriler daha da çoğaltılabilir. Ama her şeyden önce ‘canlı ve seyyar müze’ niteliğinde olan Yörük kültürünü yaşatabilmek için onun keçi ve devesini de yaşatmak gerekir.”

Sarıkeçililer Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Pervin Çoban Savran’ın ev sahipliği yaptığı çalıştayın sonuç bildirgesi ilgili bakanlıklara da iletilirken bildirgeye, Murat Leylek, Mustafa Kuş, Faik Akyılmaz, Ali Boz, Bestami Erdem, Özkan Hüseyin, Orhan Akcan, Leyla Ünal Çam, Ramazan Kıvrak, Muammer Toygar, Şakir Altıntaş ve Süleyman Avcı gibi çeşitli Yörük ve Türkmen derneklerinin başkanları imza koydu.

Sarıkeçili çocukları keçilerle birlikte büyüyor

Sarıkeçili derneği

Sarıkeçililer

Sarıkeçililer yaşamlarını kıl çadırlarda sürdürüyor

Sarıkeçililerin kadın lideri Pervin Çoban Savran (sağda) kültürlerini yaşatmak için mücadele veriyor

PAYLAŞ
Önceki makaleİmza vermiyorum!
Sonraki makaleVay high one why?

BİR CEVAP BIRAK