Zarraf nereye koşuyor?

Altın taciri, aracı-tefeci, Türkiye’nin cari açık kapatıcısı(!) ve 17 Aralık 2013 operasyonu kurbanı (!) İran’lı Rıza Zarraf, aylar önce serbest bırakıldı.

Şimdi de yurt dışına çıkışı serbest hale getirildi…

Tam da, Soma’daki maden ocağı faciasının sıcaklığı sürerken, milli yas devam ederken

Ne günlere kaldık.

Peki,17 Aralık 2013’de içlerinde Halk Bankası Genel Müdürü ve bir çok üst derece bürokrat ile

iki bakanın oğlu neden tutuklanmıştı?

İran’lı Zarraf neden gözaltına alındı, sonra tutuklandı?

Bu kişiler hakkında ileri sürülen iddiaların hepsi mi “düzmece” ve biz mi anlayamıyoruz?

Bizler, yani benim gibiler uzaktan bakılınca sanırım “ aptal” gibi mi görünüyoruz?

Görünmeyi bıraktık, resmen “ enayi” durumuna sokuluyoruz.

Şahsım adına söyleyeyim “dimi” gibi aklım var.

Çok zeki olmayabilirim.

IQ testi yaptırmadım ama “orta halli” zeki sayılırım.

Hala yazabiliyorum.

Hala lisans üstü eğitim görmüş öğrencilere , UMAG’da (Uğur Mumcu Araştırma Gazetecilik Vakfı) gazetecilik dersleri verebiliyorum.

Hala günde en az 30-40 köşe yazısı okuyup içinde bulunduğum durumu iyi-kötü analiz edebiliyorum.

İyi ve kötü de olsa yazdıklarıma tepkiler, eleştiriler alabiliyorum.

Yani durum-vaziyetim iyi sayılır.

Ama bana biri, “Şu İran’lı rüşvetci var ya, onu yakında beraat bile ettirirler” derse artık inanırım.

Okyanus ötesi bir gücün, düğmeye bastığı, savcı ve polisler sabahın köründe harekete geçip, başta Sarraf olmak üzere birçok tanınmış veya tanınmamış ama yolsuzluk olaylarına bulaşmış olabileceği varsayılarak, bakan çocukları ve bir çok tanınmış insanı gözaltına almadı mı?

Aldı.

Sorguları yapılmadı mı?

Yapıldı.

Tapeler elden ele dolaşır olmadı mı?

Oldu.

Bu kişilerle ilgili bilgiler kamuoyuna sunulmadı mı?

Sunuldu.

Ama kimilerine göre bu bir “ darbe” idi.

Peki ayakkabı kutularındaki paralar, para sayma kasaları, 700 bin liralık

kol saati neydi?

Peki de darbeyle rüşvetin ne alakası var?

Ortaya çıkan iddialara göre altın taciri, kara paraya bulaştığı söylenen İran’lı multimilyoner bir kişinin, yani Sarraf’ın Ticaret Bakanına verdiği iddia edilen rüşvetlere ne oluyor?

Bunları yalanlayan yok.

Üstelik Sarraf bazı itiraflarda bulunmuş.

Delil veya belge olmasa bile (üstelik belgeler de var deniyor) itirafları nedeniyle rüşvetci sayılmayacak mı?

Eğer rüşvet vermişse, Bu Zarraf denen zat, alan kadar suçlu sayılmıyor mu?

Yoksa yasalar değişti de biz mi atladık?

Hani enayi ve aptalız ya (!)

iki ay sonra bakan çocukları dışarda.

Darbe ” sahte” çıktı ya..

Sarraf da dışarda.

Şu anda Sarraf’ın bir eli yağda, bir eli balda.

İddiaların yer aldığı dosyalar rafta.

Türkiye’de kendisine sunulan hayat ve “özgürlük” alanı yetmiyormuş gibi savcılık, “Gel kardeş, ülke içinde sıkılmış olabilirsin. Al karını da yanına, özel uçağınla şöyle Maldiv adalarına kadar bir uzanıver. Biz seni çok üzdük, Tatilini az daha unutuyorduk” demeye gelen yurt dışı çıkış yasağını kaldırıverdi.

Bu karara “Buradan da yakın…” denir.

Biz galiba sırılsıklam aptalız (!)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

11 − 2 =