Özge Mumcu: Yalın ciddiyet

Yaşadığımız ülkede geçmişinde travma şiddetinde acı yaşamayanlar ya da tanık olmayanlar azınlıktadır.
Bu acı da genelde bir nefret karanlığında asık bir yüzde şekillenirken, hesaplaşma boyutunda bir tartışmama ve anlatamayacağının paniğinde bağırma hacminde sözlerle dışa vurulur. Ortam bulanıklaşır ve hesabın kesin sorulacağı tehdit tavırlarıyla masanın etrafındakiler kısır bir döngüde, gözlerde bir zeka ışıltısı bırakmadan geldikleri köşelerine çekilirler.
Gazeteci Nuriye Akman bir suikast sonucu yaşamını yitiren Uğur Mumcu’nun kızı Özge Mumcu’yu ağırladı.
Alışılmadık bir durum vardı ortada. Mumcu, babasının intikamının alınacağı, kanının yerde kalmayacağı gibi sözler söylemiyordu.
Yüzünde kendine acıyan bir ifade de yoktu.
Tam da tersine yeri geldiğinde gülüyordu ve hatta mealen ”Hep de ağlamıyoruz” diyordu.
Benzer söyleşilerin tersine söyledikleri anlaşılıyordu.
Uğur Mumcu Vakfı’nın yaptığı çalışmaları anlattı.
Yapılanlar bir nefret zemini hazırlamanın ötesinde araştıran, bilmeyi öne çıkaran geleceğe ilişkindi.
Özge Mumcu, yaşadığı acıyı bilge katına çıkarmış insanların yalın, duru ifadesiyle dedi diyeceklerini.
Hamasi söylevler bekleyenler eminim hayal kırıklığına uğradılar.
Ancak Özge Mumcu gerçekten de insana, geleceğe ilişkin umut veren yalın, katmanlı ciddiyetiyle söyleşi sonrası bir öncü örnek bıraktı.
Abarttığım sanılabilir.
Dediklerimin Özge Mumcu’nun Uğur Mumcu’nun kızı olmasıyla ilgisi yok. Söz konusu olan bir tavır ki toplum olarak birbirimizi anlama, birbirimize anlatma ve birbirimize dayatmama bağlamında yaygınlaştırmamız sindirmemiz gerekiyor.
Tabi ki normal olan Özge Mumcu’nun tavrı.
Kendisine yapılan pratik siyaset yapma tekliflerini amiyane tabiriyle kolay yoldan hayatın gündelik sorunlarını halletmenin bir fırsatı olarak değerlendirmeyip akademik çalışmayı tercih etmesi pek de alışılmadık bir normal. Alışılmadık olduğu kadar da genelleştirilmesi gereken bir normal.
Kısaca Özge Mumcu büyük laflar etmedi. Yaşadığı travmayı bulandırıp, hayatı tek boyuta indirgemeden, duru duruşuyla, yaşamı tüm katmanlarıyla algılayabilmenin, kucaklayabilmenin gülümsemesiyle çok ciddi laflar etti.
Seçim yaklaşıyor. Anlaşılabilir ciddiyete ihtiyacımız var.
Kendi adıma teşekkür ederim…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.